Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/16092 E. 2025/9595 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16092
- Karar No
- 2025/9595
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/13 Esas, 2021/97 Karar SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma (tüm sanıklar hakkında), suç işlemek amacıyla örgüt kurma (sanık ... hakkında), kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve .... hakkında) HÜKÜMLER : Beraat (kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından), düşürülme (ihaleye fesat karıştırma suçundan) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi, düzeltilerek onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle Hazinenin suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından açılan kamu davalarında doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığından anılan suçlar yönünden kamu davasına katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, vekilinin bu suçlardan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin, sanıklar ... ve ... hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararlarına karşı sanıklar müdafiilerinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından ayrıca sanık ... müdafinin 23.03.2021 tarihinde yüze karşı tefhim edilen hükme yönelik 31.03.2021 tarihli yasal süresinden sonra vaki temyiz taleplerinin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin sanık ... müdafiinin vekalet ücretine münhasır katılan vekilinin ise tüm sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan düşürülme hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde sanıklardan ...'ın soyadının "....", ...'nın soyadının "...." olarak hatalı şekilde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hataları olarak değerlendirilmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya içeriğine göre ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen düşürülme hükümleri yönünden sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkralarının (1) ve (2) numaralı bentlerinde yer alan “düşürülmesine” ibarelerinin “düşmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK, Sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçu yönünden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği gözetildiğinde, sanığın yüklenen tüm suçlardan beraat etmediği, bu itibarla beraatine karar verilen suçlar yönünden lehine vekalet ücretine hükmolunmamasında isabetsizlik bulunmadığı nazara alınarak, adı geçen sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından verilen beraat hükümlerinin DOĞRUDAN ONANMASINA, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.