Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2016/6727 E. 2020/9245 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2016/6727
- Karar No
- 2020/9245
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs, suç üstlenme, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Sanıklardan ... hakkında suç üstlenme suçundan beraat, ... hakkında rüşvet vermeye teşebbüs ve değişen suç vasfına göre iftira suçlarından mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Başvurularının kapsamına göre incelemenin; O yer Cumhuriyet savcısının kurulan tüm hükümlere, sanık ... müdafin ise adı geçen sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında suç üstlenme suçundan kurulan beraat hükmü ile sanık ... hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ... hakkında 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesiyle ilgili iptal Kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde CMK'nın 223/2-a maddesine yer verilmeyerek aynı Kanunun 232/6. maddesine aykırı davranılmış ise de anılan noksanlık sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Adli emanette muhafaza edilen rüşvet teklifine konu paranın, suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaat niteliğinde olması nedeniyle TCK'nın 55/1 yerine 54. maddesine göre müsaderesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafi ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının rüşvet suçuna konu paranın müsaderesi ile ilgili uygulama maddesindeki "TCK 54" ibaresinin "TCK'nın 55/1." olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında suç üstlenme suçundan verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O yer Cumhuriet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle bu hükmün DOĞRUDAN ONANMASINA, Sanık ... hakkında iftira suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, somut olayda; sanığa isnat olunan idari yaptırım gerektiren trafik ceza tutanağı düzenlenmesi sırasında diğer sanık ...'a ait sürücü belgesini kullanmasından ibaret eylemin TCK'nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete'nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanık müdafi ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 26/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.