Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2013/13386 E. 2015/16099 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/13386
- Karar No
- 2015/16099
Tebliğname No : 4 - 2011/378546 MAHKEMESİ : İzmir 15. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 12/09/2011 NUMARASI : 2011/221 Esas, 2011/1097 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Suçtan doğrudan zarar gören ve kovuşturma aşamasında katılma istemi hakkında karar verilmeyen mağdure Ö.. K..'ın CMK'nın 237/2 ve 260. maddelerine göre hükmü temyiz etme ve kanun yolu muhakemesi aşamasında katılma hakkı bulunmakla birlikte, vekilinin yüzüne karşı 12/09/2011 tarihinde verilen hükmü, CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 17/10/2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, süresinde yapılmayan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİYLE, incelemenin sanık ve müdafiin temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Katılan Özge'nin 21/12/2010 tarihinde maruz kaldığı cinsel taciz suçu nedeniyle C.Savcılığına şikayette bulunması üzerine soruşturmaya başlanarak diğer araştırma işlemleri yanında olay yeri civarında şüpheliye ait kamera görüntülerinin teminiyle CD ortamına aktarılıp şüphelinin tespitine çalışılması için sanığın komiser yardımcısı olarak görevli olduğu Yeşilyurt Polis Merkezi Amirliğine yazılan talimatın ulaştığı 23/12/2010 tarihinde sanık tarafından işlemlere başlandığı ve Kayyum Pide isimli iş yerinin kamera kayıtlarında cinsel taciz şüphelisinin belirlenmesine rağmen, bilgi işlem bölümünde yardım alınarak görüntü kayıtlarının hemen alınması yerine, iş yeri çalışanlarının insiyatifine bırakılarak bir hafta gecikmeyle 29/12/2010 günü alındığı iddia ve kabul edilmiş ise de; görevi kötüye kullanma suçunun tehlike suçu olmadığı, sanığın savcılık talimatı kendisine ulaştığında beklemeden görüntüleri araştırma ve alma girişiminde bulunduğu, kısa bir gecikme olsa da kaybolmadan veya silinmeden soruşturma dosyasına alındığı, bu durumda sanığın ihmali davranışı sonucunda TCK'nın 257. maddesinde yer alan kişisel mağduriyet, kamu zararı veya kişilere haksız menfaat sağlama unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği araştırılıp denetime imkan verecek şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, İddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılıp, davaya konu edilmeyen ve dava açılmayan PTT kurumundaki görüntülerin de süresinde celp edilmemesi eylemi nedeniyle hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle CMK'nın 225. maddesine aykırı davranılması, Kabule göre de; TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bend halinde sayılan hususlar, aynı Kanunun 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenlemeler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar hep birlikte ve isabetli bir şekilde değerlendirilip, suç kastındaki yoğunluk, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak, ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden; yeterli gerekçe gösterilmeksizin temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, Suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlemesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, Suç tarihi 29/12/2010 olduğu halde karar başlığına yanlış yazılması, Mağdure vekilinin, mahkemenin talebi üzerine yaşının küçüklüğü nedeniyle Baro tarafından görevlendirilmesine dosya içerisine sunulmuş bir vekaletinin bulunmamasına rağmen yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.