Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2013/10947 E. 2013/11232 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/10947
- Karar No
- 2013/11232
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal, görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet, beraet, zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 3628 sayılı Kanunun 17 ve 18. maddeleri ile CMK'nın 237/1. maddeleri gereğince; Sanık ... hakkında 30/05/2002 gün ve 2002/290 Esas sayılı iddianame ile Anamur Asliye Ceza Mahkemesine açılıp bu mahkemece zimmet suçundan verilen görevsizlik kararıyla Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen davanın kovuşturma aşamasında 12/09/2002 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca suçtan zarar gören Anamur Kaymakamlığına 24/09/2002, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında 13/01/2003 gün ve 2003/15 Esas sayılı iddianame ile zimmet suçundan açılıp birleştirilen davanın ise kovuşturma aşamasında 15/01/2003 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca suçtan zarar gören aynı kuruma 24/01/2003 tarihlerinde tebliğ edilmek suretiyle bildirildiği halde, usulüne uygun şekilde başvurarak katılan sıfatını kazanmaması nedeniyle artık hükmü temyiz etmeye hakkı bulunmayan bu kurum adına Hazine vekilince yapılan temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca reddine, Sanık ... hakkındaki 26/02/2009 tarih ve 2002/290 Esas sayılı ek iddianame ile zimmet suçundan açılan davanın ise CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Anamur Kaymakamlığına kovuşturma aşamasında tebliğ edilmemesi nedeniyle, 3628 sayılı Yasa hükümleri gereğince yapılan tebligat üzerine Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında sadece bu suçla ilgili olarak 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin katılma talebinin kabulüne, İncelemenin sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarındaki mahkumiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Ören Belediye başkanı ..., belediye muhasebecisi ..., belediye fen işleri sorumlusu ...'nun birlikte hareket ederek, Ören Belediyesi Ortaköy Mahallesi Karataşlar mevkiinde, Çocuk Parkıyla ilgili olarak yapılmadığı halde yapılmış gibi gösterilmek suretiyle hafriyat çıkartılması, hafriyatın nakli ve 1000 adet bordur taşı imalatı için 31/12/1999 tarihinde taşeronluk faaliyetini terk eden sanık ...'ten temin edilen 10/01/2002 gün ve 30124, 30105, 30114 sayılı sahte faturalar karşılığı toplam 6.658 TL ödenmesi, ... isimli şahıstan 09/01/2002 tarih ve 47896, 47897 sayılı faturalarla alınan ancak kullanılmadığı tespit edilen 3100 kg demir ile 600 torba çimento karşılığı toplam 4.301,10 TL ödenmesi, 09/02/2001 tarih ve 9 sayılı Belediye Encümeni kararı ile Saray İklimlendirme Silena Gıda İnşaat Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'den 16/02/2001 tarih ve 6648 sayılı fatura karşılığı alınan 3 adet klimadan 762,50 TL değerindeki bir tanesinin mal edinilmesi, Şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, mahallinde yapılan keşif sonucu ibraz edilen bilirkişi raporları ve faturaları düzenleyen firma yetkililerinin dinlenilmeleri ile Aydıncık Mal Müdürlüğünün söz konusu faturaların alındığı firmalarla ilgili cevabi yazıları sonucu daire dışı araştırmalarla ortaya çıkarılabilmesi karşısında nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ile 5237 sayılı TCK’nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme uyarınca, sanıkların gerçeğe aykırı belgeler (fatura, belediye encümen kararları) düzenlemek suretiyle gerçekleştirdiği eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığını kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurularak, buna göre lehe yasanın belirlenmesi suretiyle sanıkların zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sadece basit zimmet suçundan hükümler kurulması ve haklarında mahkumiyet hükmü kurulan sanıkların işledikleri zimmet eylemlerine konu miktarların ve konumlarının farklı olmasına göre cezalarının TCK'nın 3 ve 61. maddeleri gereğince bireyselleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hazinenin Mustafa'ya yönelik kabul edilen temyizine konu eylemin basit zimmet kapsamında kalması da nazara alınarak karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Atılı suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar ..., ... ve ... haklarında aynı Yasanın 53/5. maddesi ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar sadece bu hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden TCK'nın 53/1-b maddesindeki hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına da hükmolunması ile İçişleri Bakanlığı Kontrolörünce hazırlanan tevdii raporu içeriğinde yer alan Aydıncık Mal Müdürlüğünün cevabi yazısına göre taşeronluk faaliyetini terkettiği bildirilen sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1-e maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetlerin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “Sanıkların kasten işlemiş oldukları suç sonucu TCK'nun 53/1-a-b fıkrasında sayılan hak ve yetkilerini kötüye kullanması suretiyle işledikleri suç nedeniyle hapis cezasına mahkumiyetlerine karar verildiğinden ayrıca cezanın infazından sonra işlemek üzere taktiren sanıklar ..., ..., ...’in haklarında hükmolunan cezanın yarısı olan 2 şer yıl 7 şer ay 7 şer gün süreyle bu hak ve yetkinin kullanmasından yasaklanmalarına,” şeklindeki ibarenin “Sanıkların TCK'nun 53/1-a. fıkrasında sayılan hak ve yetkilerinin kötüye kullanması suretiyle işledikleri suç nedeniyle hapis cezasına mahkumiyetlerine karar verildiğinden ayrıca cezanın infazından sonra işlemek üzere takdiren sanıklar ..., ..., ...’in haklarında hükmolunan cezanın yarısı olan 2 şer yıl 7 şer ay 7 şer gün süreyle bu hak ve yetkilerin kullanmasından yasaklanmalarına” şeklinde değiştirilmesi ve “sanık ...'in ise TCK.nun 53/1-e maddesinde sayılan hak ve yetkilerinin TCK.nun 53/5 maddesi uyarınca bu hak ve yetkisini kullanmasından 1 yıl 15 gün süreyle yasaklanmalarına” şeklindeki ibarenin ise hüküm fıkrasından tümüyle çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.