Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/8960 E. 2013/9844 K.

Konu: Zincirleme Nitelikli Zimmet Ve Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2012/8960
Karar No
2013/9844
Karar Tarihi
Konu
Zincirleme Nitelikli Zimmet Ve Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dilekçesi içeriğine göre katılan vekilinin temyiz isteminin zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik olduğu anlaşılmış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçundan kurulan hükümle ilgili olarak sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 247. (765 sayılı TCK'nın 202.) maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için "kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının yararına zimmetine geçirmesinin" gerektiği, somut olayda; suç tarihlerinde ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünde ayniyat donatım şefi olarak görev yapan, ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 10 Ekim 2008 gün ve 82362 ve 10 Mart 2009 gün ve 19725 sayılı yazıları ile öğle yemeği hesabından para çekmeye ve harcamaya dair tasarruf yetkisi bulunmadığı belirtilen sanığın, 11/05/2004 ve 06/12/2007 tarihleri arasında ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ... Bankası ... Şubesinde bulunan taşımalı ilköğretim okulu öğle yemeği hesabından ... Bankası ... Şubesindeki kendisine ait hesaba, harcamaya yetkili ilgili müdür yardımcılarının imzalarını atmak suretiyle düzenlediği 32 adet havale talimatı ile toplam 84.835,72 TL'yi mal edinmesi şeklindeki oluşa uygun olarak gerçekleştirdiği kabul edilen eylemlerinde suça konu paraların görev dolayısıyla sanığa teslim edilmediği, sıfatına nazaran sanığın muhafaza ve gözetim sorumluluğunun da olmadığı, bu nedenle de fiillerinde yasal tevdii unsurunun gerçekleşmediği, hileli ve yasal olmayan yollarla kendisine haksız olarak menfaat sağladığı anlaşılmakla eylemlerinin zincirleme biçimde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç niteliğinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi, Sanığın görevi sebebiyle düzenlediği havale talimatlarının sahte olduğunun iddia edilmesi ve TCK’nın 204/2. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle hakkında dava açılması karşısında, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu ile ilgili olarak yetkili merciden soruşturma izni alındıktan sonra dava açılması gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki sıralamaya uygun olarak anılan Yasanın 247/1-2, 43/1, 248/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca hüküm kurulması yerine yazılı şekilde uygulama yapılması, Sanığın suçu sürdürmedeki ısrarlı tutumu ve suçun işlenme süresi gözönüne alınarak zincirleme suç nedeniyle yapılacak arttırımın hak ve nesafete uygun bir şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken, eylemler ile orantılı olmayacak şekilde zincirleme suç nedeniyle asgari hadden arttırım yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, Suç duyurusunun soruşturmaya kayıt tarihi tespit edilmeden ödemenin soruşturmadan önce gerçekleştiği kabul edilerek zimmet suçu nedeniyle verilen cezada etkin pişmanlık nedeniyle sanığın cezasından 2/3 oranında indirim yapılması, TCK’nın 53/5. maddesi uyarınca sadece kötüye kullanılan hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklamaya hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tüm bentleri kapsar şekilde yoksunluğa karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, kazanılmış hak saklı tutulmak suretiyle hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK´nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/8960, K. 2013/9844, T. 10.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2012-8960-e-2013-9844-k-46da2855052e