Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/8884 E. 2013/6474 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/8884
- Karar No
- 2013/6474
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, görevi ihmal, 1163 sayılı Kanuna aykırılık, denetim görevini ihmal suretiyle zimmete neden olmak HÜKÜM : Beraet, ortadan kaldırma, mahkümiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıklar ..., ..., ..., ... haklarında görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından, sanıklar ... ve ... haklarında ise görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, CMK'nın 264. maddesi hükmü de gözetilerek C.Savcısı ile katılan vekilinin temyiz dilekçelerinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görüldüğünden, C.Savcısı ve katılan vekilinin beraet ve ortadan kaldırma hükümlerini temyiz ettiği gözetilerek, incelemenin sanıklar haklarında kurulan beraet ve ortadan kaldırma hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında denetim görevini ihmal suretiyle zimmete neden olmak, sanık ... hakkında ise görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından verilen beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen C.Savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen ortadan kaldırma hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, C.Savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümde yer alan "ortadan kaldırılması" ibaresinin çıkartılıp, yerine "5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesine" yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun 765 sayılı TCK'nın 240. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, sanığın istifasının yönetim kurulu tarafından kabul edildiği son suç tarihi olan 06/09/2004'ten inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında zimmet suçundan verilen beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30/03/1981 gün ve 5-2/106 sayılı Kararında açıklandığı üzere ceza yargılamasının temel amacının hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğu, sanıkların aşamalarda atılı suçlamaları inkar ettikleri ve özellikle suç tarihlerinde kooperatif yönetim kurulu başkanı olan sanık ...'in kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, “...Kooperatif kuruluşundan 2004 yılına kadar veteriner ilacı sattı. Veterinerden ilacı köylünün temin edip parasını şahsi ödemesi söz konusu değildir. ... isimli veterinerle onun ilaçlarının kooperatifte bulunması konusunda sözleşme yaptık ve satılan ilaçlardan elde edilen kârdan her ay ilaç satışına göre 200,00-300,00 TL. gibi bir kâr kooperatife aktarılıyordu...” şeklindeki ifadeleri de gözetilerek; sanığın savunmasında ismi geçen Veteriner hekim ... ile kooperatifin muhasebecisi olduğu anlaşılan ...'in tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulup, savunmanın doğruluğu ve kooperatif kayıtlarına giren ve Veteriner hekimlikte kullanılan ilaçların gerçekte ...'a ait olup olmadığı, muhasebe hatası sonucu bu ilaçların kayıtlara girip girmediği, ilaçların 30/07/2004 tarihli satıştan sonra borç karşılığında üyelere dağıtılıp dağıtılmadığı, dağıtılmışsa bu hususta tutanak, makbuz vb. belge düzenlenip düzenlenmediği hususları gerekirse zabıta araştırması da yaptırılmak suretiyle tespit edildikten sonra, sanıkların zimmetlerinde kalan bir miktar olup olmadığı ve varsa, ne şekilde oluştuğu ve nereden kaynaklandığı ve miktarı ile kasıtlarını belirleme bakımından sanıkların menfaat sağlama sürecindeki konumları, görevleri ve hangi ölçüde etkili oldukları, menfaatin kime sağlandığı ve biçimi hususlarında ayrıntılı değerlendirme de yapılmak suretiyle hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Kanuna aykırı, C.Savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.