Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/8743 E. 2013/7325 K. – Zimmet, Sahtecili

Konu: Zimmet, Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2012/8743
Karar No
2013/7325
Konu
Zimmet, Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, sahtecilik HÜKÜM : Sanık ...'un özel belgede sahtecilik, değişen suç vasfıyla görevi kötüye kullanmak, sanık ...'in sahtecilik, kullanma zimmeti, değişen suç vasfıyla görevi kötüye kullanmak, sanık ...'ın kullanma zimmeti, sanık ...'un özel belgede sahtecilik, değişen suç vasfıyla görevi kötüye kullanmak, sanık ...'in özel belgede sahtecilik, değişen suç vasfıyla görevi kötüye kullanmak suçuna yardım eden sıfatıyla iştirakten mahkümiyetlerine dair Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine maktu vekalet ücreti tayin edilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. İddianamede belirtilen eylemlerin iki ayrı olaya ilişkin olduğu, buna göre ilk olayda, ... Belediyesine ait bir taşınmazın dava dışı ... isimli şahsa 2006 yılı Aralık ayında 18.372 TL karşılığında satılıp buna ilişkin bedelin 3.000 TL'sinin peşin alındığı, kalan miktar için alınan 22/01/2007 vadeli senedin de alıcı tarafından ödendiği, belediyede muhasebe yetkilisi olarak görev yapan sanık ... tarafından tahsil edilen bu paranın aynı gün tahsildar sanık ...'a tevdi edildiği, bu sanığın tanıklar ... ve ...'nin yanında teslim aldığı 15.372 TL'nin 12.500 TL'lik kısmı için 15/02/2007 tarihli makbuzu kestiği, kalan 2.872 TL yönünden ise makbuz düzenlemeyip belediye kayıtlarına da intikal ettirmeksizin hakkında bu aşamada herhangi bir ihbar, uyarı, denetim ve şikayet olmaksızın 27/08/2007 tarihine kadar uhdesinde tutmak suretiyle, bilirkişi tarafından tespit edilen nema tutarı olan 422 TL'yi 17/10/2010 tarihinde ödediği, İkinci olayda ise, belediye hizmetlerinde kullanılmak üzere personele alınan telefon hatlarıyla yapılan ve şahsi görüşmeleri de içeren faturaların 2004 ve 2005 yılları içinde Belediye bütçesinden ödendiği, bu uygulamanın usulsüz olduğunu fark eden Belediye Başkanı ...'un da katıldığı encümen kararıyla bu hatların iptalinin yanında bütçeden karşılanan konuşma ücreti toplamı olan 5.330 TL'nin hat sahibi personelin maaşlarından kesilmesine karar verildiği, yapılan bu kesintilerin personel arasında yakınmalara neden olması üzerine sanık ...'un sorunu çözmek amacıyla ilçede akaryakıt istasyonu işleten ... ile görüşüp gerçekte belediye adına akaryakıt alınmadığı halde 2652 lt. motorin, 232 lt. kurşunsuz benzin alınmış gibi 15/03/2006 tarihli 5.950 TL tutarındaki faturayı düzenlettiği, 08/03/2006 ve 14/03/2006 tarihli gerçeğe aykırı akaryakıt teslim tesellüm belgelerinin belediye memurları ... ve ... tarafından imzalandığı ve 15/03/2006 tarihinde ... ve hesap işleri müdür vekili olan ...'in imzalarına istinaden ...'e fatura tutarında ödeme yapıldığı, ardından ...'un talimatıyla akaryakıt istasyonuna giden ...'in, ...'in verdiği 3.500 TL'nin 900 TL'sini kendisinden yapılan kesintiye karşılık aldığı, kalanını ise maaşlarından kesinti yapılan diğer personele dağıttığı, anılan her iki olayın 09/04/2008 tarihinde yapılan ihbar ile buna bağlı inceleme ve soruşturma sonucunda ortaya çıktığı anlaşılmakla, Sanık ... hakkında kullanma zimmeti suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Zimmet fiilinin Belediyeden taşınmazı satın alarak para ve daha sonra senet bedelini ödeyen ...'nin anlatımları ve ibraz ettiği senet örneği ile ortaya çıkarılabilmesi ve buna bağlı olarak kurum içi basit bir incelemeyle tespitinin olanaklı bulunmaması karşısında nitelikli kullanma zimmeti suçunun oluştuğu gözetilmeden sadece basit zimmetten hüküm kurulması, Kullanma zimmetinin konusunu oluşturan nema tutarının suç tarihi olan 2006 yılı içindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü karşısında az değerde olduğu nazara alınmaksızın TCK'nın 249. maddesinin sanık hakkında uygulanmaması, Kullanma zimmetinde geçici süreyle kullanılıp iade edilen paradan elde edilen nemanın suçun konusunu oluşturduğu, bu nedenle etkin pişmanlıktan yararlanmak için bu şekilde hesaplanan nema tutarının ayrıca ödenmesi gerektiği, olayımızda ise nema tutarının 17/10/2010 tarihinde yani kovuşturma aşamasında ödenmesi karşısında etkin pişmanlık yönünden TCK'nın 248/2-son cümlesi uyarınca cezadan indirim yapılması gerekirken aynı maddenin 1. fıkrasının uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, Kabule göre de; Mahkum olduğu kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53/4. maddesi gözetilmeksizin aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi, Zimmet suçunu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca "cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına" karar verilmesi yerine, öngörülen yasaklamanın suç sırasındaki göreviyle sınırlı tutularak yazılı şekilde sadece "kamu görevinden yasaklanmasına" şeklinde hüküm kurulması, Sanık ... hakkında kullanma zimmeti suçundan verilen hükmün incelenmesinde; Bu sanığın arsa satışı karşılığında tahsil ettiği parayı tahsildar olan diğer sanık ...'a eksiksiz olarak teslim ettiği ve bir sorumluluğunun kalmadığı oluşa uygun savunması ile tanıklar ... ve ...'un anlatımlarıyla sabit olduğu halde yüklenen suçtan beraeti yerine dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle mahkümiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; Zimmet fiilinin belediyeden taşınmazı satın alarak para ve daha sonra senet bedelini ödeyen ...'nin anlatımları ve ibraz ettiği senet örneği ile ortaya çıkarılabilmesi ve buna bağlı olarak kurum içi basit bir incelemeyle tespitinin olanaklı bulunmaması karşısında nitelikli kullanma zimmeti suçunun oluştuğu gözetilmeden sadece basit zimmetten hüküm kurulması, Kabule göre de; Kullanma zimmetinin konusunu oluşturan nema tutarının suç tarihi olan 2006 yılı içindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücü karşısında az değerde olduğu nazara alınmaksızın TCK'nın 249. maddesinin sanık hakkında uygulanmaması, Kullanma zimmetinde geçici süreyle kullanılıp iade edilen paradan elde edilen nemanın suçun konusunu oluşturduğu, bu nedenle etkin pişmanlıktan yararlanmak için bu şekilde hesaplanan nema tutarının ayrıca ödenmesi gerektiği, olayımızda ise nema tutarının 17/10/2010 tarihinde yani kovuşturma aşamasında ödenmesi karşısında etkin pişmanlık yönünden TCK'nın 248/2-son cümlesi uyarınca cezadan indirim yapılması gerekirken aynı maddenin 1. fıkrasının uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, Mahkum olduğu kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53/4. maddesi gözetilmeksizin aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi, Zimmet suçunu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca "cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına" karar verilmesi yerine, öngörülen yasaklamanın suç sırasındaki göreviyle sınırlı tutularak yazılı şekilde sadece "kamu görevinden yasaklanmasına" şeklinde hüküm kurulması, Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanmak ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Bu sanıkların yukarıda anlatılan eylemleriyle Belediye adına herhangi bir mal veya hizmet alımında bulunmaksızın kuruma ait 5.950,00 TL parayı içerik olarak gerçeğe aykırı faturalar ve verile emirleriyle mal edinmeleri biçiminde gerçekleşen eylemlerinde kamu görevlisi olan sanıkların koruma ve gözetimiyle yükümlü bulundukları paranın başkasının zimmetine geçirilmesi unsurunun da oluştuğu ve 5237 sayılı TCK'nın 247/1-2, 204/2. maddeleri uyarınca nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, kamu görevlisi olmayan sanık ...'in eylemlerinin ise bu suçlara TCK'nın 39. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla iştirak suçlarını oluşturduğu gözetilmeden suçların vasıflandırmasında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hükümler kurulması, Kabule göre de; Görevi kötüye kullanmak ve bu suça yardım eden sıfatıyla iştirakten mahkum oldukları kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar ..., ... ve ... hakkında TCK'nın 53/3. maddesi gözetilmeksizin aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi, Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanmak ve özel belgede sahtecilik, sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise özel belgede sahtecilik suçlarından hükmedilen erteli cezalar yönünden TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanıkların, sadece kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluklarının uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyları dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c bendindeki hakların tümünün uygulama dışı bırakılmasının yanında, 53/1-e bendindeki hak yoksunluğunun uygulanmasının gerekçelerinin denetime olanak verecek biçimde gösterilmemesi, Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanmak ve özel belgede sahtecilik, sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise özel belgede sahtecilik suçlarından hükmedilen erteli hapis cezaları uyarınca belirlenen denetim sürelerinin TCK'nın 51/3. maddesine aykırı biçimde ceza sürelerinden daha az olacak şekilde tayini, Kamu görevlisi olmayan ve bunlara ait hak ve yetkileri kötüye kullandığından söz etme imkanı bulunmayan sanık ... ile görevleriyle ilgili olmayan özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri kabul edilerek cezalandırılmalarına karar verilen diğer sanıklar hakkında TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Görevi kötüye kullanmak suçunu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanıklar ..., ... ve ... hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca "cezalarının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezaların yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmalarının yasaklanmasına" karar verilmesi yerine, öngörülen yasaklamanın suç sırasındaki görevleriyle sınırlı tutularak yazılı şekilde sadece "kamu görevinden yasaklanmalarına" şeklinde hüküm kurulması, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda, 5237 sayılı TCK'nın 55. maddesi uyarınca suçun maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Sanıklar ... ve ...'in verile emri düzenlemek suretiyle benzin faturalarının ödenmesi biçiminde gerçekleştirdikleri ifade edilen fiillerinin iddianamede belirtilen zimmet suçu kapsamında yer almasına rağmen fiilin bölünmezliği ilkesine aykırı biçimde hükmün (6) no'lu bendi uyarınca ayrıca nitelikli dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulmasına hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin kazanılmış haklar saklı kalmak üzere 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/8743, K. 2013/7325, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2012-8743-e-2013-7325-k-3bd83047a047