Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/8681 E. 2013/6290 K. – Görevi Kötüye
Konu: Görevi Kötüye Kullanma (İki Kez)
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/8681
- Karar No
- 2013/6290
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Kötüye Kullanma (İki Kez)
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi kötüye kullanma (iki kez) HÜKÜM : Mahkümiyet (iki kez) Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıklar müdafiin diğer iki sanık hakkındaki ve bu sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı vermiş olduğu temyiz dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek mahallinde merciince bir karar ittihaz edilmiş olduğundan, temyiz incelemesinin sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan iki kez verilen mahkümiyet hükümleriyle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi karşısında sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Suç tarihlerinde kooperatif başkanı sıfatıyla kooperatif ortaklarına alınan hayvanların seçimi heyetinde bulunarak sözleşmede belirtilen özellikte hayvanları almayan ve 04/02/2006 tarihinde hayvanlarla ilgili veteriner sağlık raporlarında usulsüz işlem yapılmasına vesile olan sanığın eylemlerinin teselsül halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç niteliğinde yanılgıya düşülerek ve eylemleri de bölünmek suretiyle iki kez ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 257/2. maddesinin alt sınır itibariyle üç ay hapis cezası öngördüğü gözetilmeden ve teşdit uygulanmış ise buna dair gerekçeler de hükümde gösterilmeden sanığa anılan madde uyarınca altışar ay hapis cezası verilmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, CMK'nın 231/6-c maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, suça konu olayda somut olarak belirlenen herhangi bir zararın bulunmadığı anlaşılmakla, kayden sabıkasız olan sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının b bendinde düzenlenen "kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları" irdelenerek suç işleme eğiliminin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "zararın giderilmediği" biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.