Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/6471 E. 2013/6006 K. – Görevi Yaptırmama
Konu: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/6471
- Karar No
- 2013/6006
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret HÜKÜM : Mahkümiyet, beraet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesinde; Mükerrir olan ve görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla görevliye karşı ve silahtan sayılan aletle birden fazla kişi ile birlikte olacak şekilde işleyen sanık hakkında TCK'nın 43/2, 265/4 ve 58/6-7. maddelerinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından, bozma nedeni sayılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Sanık ... hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan kurulan beraet hükmünün temyiz incelemesinde; Müştekilerin aşamalarda, sanığın kendilerine hakaret ettiği yönündeki birbiriyle uyumlu beyanlarına göre olayın bu şekilde başladığının anlaşılmasına rağmen, bulundukları araçtan durumu gören ve sanıklar ile müştekiler arasındaki konuşmalara ilişkin beyanda bulunmayan tanık anlatımlarına üstünlük tanınmak suretiyle, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle yazılı şekilde beraet kararı verilmesi, Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesinde; Olay tutanağı, teşhis tutanağı, müşteki ve olayı gören tanıkların aşamalardaki beyanlarına göre sanığın olay yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, atılı görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraetine karar verilerek suç üstlenme eyleminden hakkında suç duyurusunda bulunulması yerine, sanığın olaydan belli bir süre geçtikten sonra C.Savcılığına verdiği dilekçe ve suçunu ikrar mahiyetindeki savunmaları ile olay anına ilişkin görgüye dayanmayan bir kısım tanık anlatımlarına dayanılarak mahkümiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; Sanığın birden fazla görevliye direnmesi nedeniyle, hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde ise; Görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla görevliye karşı ve silahtan sayılan aletle birden fazla kişi ile birlikte olacak şekilde işleyen sanıkların tamamı hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin, ... dışında diğer sanıklar hakkında ise TCK'nın 265/4. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlara göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, işledikleri kabul edilen görevi yaptırmamak için direnme suçuyla meydana getirdikleri somut maddi bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, haklarında verilen hapis cezaları "bir daha suç işlemekten kaçınacakları hususunda olumlu kanaat oluştuğu" gerekçesiyle ertelenen, daha önce işledikleri kasıtlı bir suç bulunmayan sanıklar Hüseyin, Sercan ve Ömer ile adli sicil kaydındaki sabıkasının silinme şartları oluşan sanık ...'in kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, "eylemden fiilen bir zararın meydana geldiği ve şikayetin devam ettiği" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafii ve O yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.