Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/505 E. 2013/836 K. – Rüşvet Vermek

Konu: Rüşvet Vermek, Dolandırıcılığa Teşebbüs, Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2012/505
Karar No
2013/836
Karar Tarihi
Konu
Rüşvet Vermek, Dolandırıcılığa Teşebbüs, Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet vermek, dolandırıcılığa teşebbüs, sahtecilik HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından verilen mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın eylemlerine uyan sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının kanun maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık eklemeli zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 28/12/2002 tarihinden inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bu suçlara ilişkin davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanık hakkında rüşvet vermek suçundan verilen mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün ve 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşılmakla anılan kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; TCK'nın 59. maddesi uyarınca işlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilen yabancı sanığın durumunun, sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak değerlendirilmek üzere derhal İçişleri Bakanlığına bildirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluğunun hapis cezasına mahkümiyetin yasal sonucu olduğu, sadece Türk vatandaşları için uygulanacağına dair bir sınırlamanın olmadığı, bu nedenle yabancı uyruklu sanıklar hakkında da uygulanma imkanının bulunduğu anlaşıldığından, bu konuya ilişkin tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine ise iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilme tarihine kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümde yer alan hak yoksunluğuna ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “Sanığın, 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklarından 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/505, K. 2013/836, T. 05.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2012-505-e-2013-836-k-512002bf01ba