Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/496 E. 2013/815 K. – Rüşvet Vermek
Konu: Rüşvet Vermek
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/496
- Karar No
- 2013/815
- Karar Tarihi
- Konu
- Rüşvet Vermek
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet vermek HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 tarihli, 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşılmakla anılan Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın suç tarihinde fuhuş yaptırmak, fuhuş için yer temin etmek suçlarından 4 yabancı uyruklu bayan ile yakalandığı, hakkında yasal işlem yapılmak üzere karakola götürülürken görevli memurlara 300 TL rüşvet teklif ettiği, polis memurları tarafından para alınarak olayın tutanağa bağlanması şeklinde sübut bulan olayda, fuhuş yaptırmak, fuhuş için yer temini, iş ve çalışma hürriyetini ihlal, yetkili mercilerin emirlerine riayetsizlik, menfi mukavemet suçlarından ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/06/2006 gün ve 2005/12 Esas, 2006/225 Karar sayılı ilamı ile verilen beraet hükümlerinin temyiz edilmemesi üzerine kesinleşmesi nedeniyle sanığın meşru zeminde bulunduğunun kabulü gerekeceği, 5237 sayılı TCK'nın 6352 sayılı Kanunla değişiklik yapılmadan önceki 252/3. maddesinde rüşvetin bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle varılan anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlaması olarak tanımlanmış olduğu da nazara alındığında sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 213/2. maddesinde düzenlenen haklı bir hususun temini amacıyla rüşvet teklif etme suçunu oluşturabileceği, bu suçun da yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, 21/12/2004 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 04/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.