Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/3479 E. 2013/1351 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/3479
- Karar No
- 2013/1351
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Suçtan zarar gören müşteki Hazine vekilinin 02/12/2012 havale tarihli dilekçeyle sanıklar haklarındaki hükümleri temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında 3628 sayılı Kanunun 17 ve devamı maddeleri ile CMK'nın 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 19/12/2002 tarihli iddianameye konu edilen daha önceki tarihlerde yapılan tahsilatlara ilişkin düzenlenmiş makbuz numaralarını mükerrer kullanıp aynı fatura numarasıyla başka abonelerden yaptıkları tahsilat bedellerini irsaliyelere almamak suretiyle Karabük Belediyesi Su Otobüs Fırın İşletmesi Müdürlüğünde su tahsildarı olan sanıklardan, ...'nın 3 nolu kod ile yapmış olduğu işlemlerde tahakkuk tutarı 10.761.482.000 TL ve hesap gecikme tutarı 17.796.199.000 TL olmak üzere toplam 28.557.681.000 TL'yi, ...'ın 21 koduyla tahsil ettiği tahakkuk tutarı 3.542.046.000 TL ve hesap gecikme tutarı 4.347.014.000 TL olmak üzere toplam 7.889.060.000 TL'yi, ...'nın 22 kod numarasıyla tahsil ettiği tahakkuk tutarı 1.190.490.000 TL ve hesap gecikme tutarı 2.791.077.000 TL olmak üzere toplam 3.981.567.000 TL'yi,...'in 23 koduyla tahsil ettiği tahakkuk tutarı 1.215.655.000 TL ve hesap gecikme tutarı 1.044.034.000 TL olmak üzere toplam 2.259.689.000 TL'yi, mal edinmeleri ile sanık ... hakkında 04/04/2003 tarihli iddianameyle açılıp birleştirilen kamu davasına konu edilen 26/09/2006 tarihli 3 adet su faturalarını gerçek miktarı üzerinden tahsil ettiği halde kurumda kalan nüshaya ise daha düşük miktarları yazmak suretiyle aradaki fark toplamı 1.301.300.000 TL'yi mal edinmesi şeklindeki eylemleri nedeniyle haklarında lehlerine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK hükümlerine göre zincirleme şekilde basit zimmetten mahkümiyet hükümleri kurulmuş ise de; Sanık ...'in 26/09/2006 tarihli 3 adet su faturalarını gerçek miktarı üzerinden tahsil ettiği halde kurumda kalan nüshaya ise daha düşük miktarları yazmak suretiyle aradaki fark olan toplam 1.287.123.000 TL'yi mal edinmesi şeklindeki eyleminin, suça konu fatura asıllarının ilgili aboneden temin edilip kurumda kalan nüshalarıyla karşılaştırılması suretiyle ortaya çıkarılması nedeniyle nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu ve yukarıda belirtilen dava konusu diğer eylemlerinin de bu suçun teselsülü niteliğinde bulunduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılarak karar verilmesi, Kabule göre de; Orantılılık ilkesi ve sanıkların işledikleri zimmet eylemlerinin sayısı ile zimmete geçirilen miktarlar ayrı ayrı gözetilerek TCK'nın 3 ve 61. maddeleri gereğince hükmolunacak cezalarının bireyselleştirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 19/12/2002 tarihli iddianameye esas alınan Karabük Belediye Başkanlığınca düzenlenen 05/11/2002 tarihli inceleme raporu ile Belediye Başkanlığının 06/11/2002 gün ve 110-3145 sayılı yazısı içeriğinde sanıkların 31/10/2002 tarihlerinde zimmetlerinde görünen paraları kuruma yatırdıklarının belirtilmesi ve sanıklar tarafından da zimmete konu miktarları kuruma iade ettiklerinin savunulması, sanık ... hakkında 4.4.2003 tarihli iddianameyle açılıp birleştirilen kamu davasına konu toplam 1.301.300.000 TL'nin 24/02/2003 ve 30/10.2003 tarihlerinde geri ödenmiş olması karşısında, Zimmetlerinde görülen miktarların sanıklar tarafından ödenip ödenmediğinin, ödenmiş ise hangi tarihlerde ödenmiş olduğunun şüpheye yer vermeyecek şekilde Karabük Belediyesi Su Otobüs Fırın İşletmesi Müdürlüğünden sorulup gerekirse bilirkişi aracılığı ile saptanmasından sonra haklarında 5237 sayılı TCK’nın 248. (765 sayılı TCK’nın 202/3) maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılmaması, Sanıkların lehlerine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK’nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme gözetilerek yukarıda belirtilen sanık eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ile sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre karşılaştırma yapılarak lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Zimmet suçunu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar hakkında 53/5. maddesi uyarınca “cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan "cezanın yarısından bir katına kadar" bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına” karar verilmesi gerektiği ve öngörülen yasaklamanın suç sırasındaki görevleriyle sınırlı tutulamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde cezanın infazından sonra işlemek üzere sadece “5'er yıl süre ile kamu görevi üstlenilmesinden yasaklanmalarına” karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilleri ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.