Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/2920 E. 2013/5172 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/2920
- Karar No
- 2013/5172
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Sanıkların mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu ve hükmün 27/12/2011 havale tarihli dilekçe ile Hazine vekili tarafından temyiz edildiği nazara alındığında 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak katılma talebinin kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 28 ve 29. celseye ait duruşma tutanaklarının dosya arasında bulundurulmaması anılan tutanakların UYAP’tan temin edilmesi nedeniyle bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... yönünden sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup sanık hakkında hükmedilen 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 8 yıl süreyle 53/1. maddesindeki yetkilerle ilgili yasaklama kararı verilmesi, kanuna aykırı ve temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılıp, mahkemenin takdiri de gözetilerek hüküm fıkrasına "suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle anılan Yasanın 53/5. maddesi uyarınca takdiren 5 yıl 2 ay 15 gün süreyle cezanın infazından sonra işlemek üzere 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sanık ... hakkındaki sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın mal edinme eyleminin şüpheli kaldığı, ceza yargılaması sonucunda mahkümiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Anayasa m.38/4, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m. 6/2, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 11, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m.142/2), sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden bilirkişi kurulunun hatalı değerlendirmesi esas alınmak suretiyle yazılı şekilde sanığın mahkümiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup sanık hakkında hükmedilen 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden 8 yıl süreyle 53/1. maddesindeki yetkilerle ilgili yasaklama kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.