Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/2020 E. 2013/1077 K. – Zimmet (Dört
Konu: Zimmet (Dört Kez), Rüşvet Almak (İki Kez)
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/2020
- Karar No
- 2013/1077
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet (Dört Kez), Rüşvet Almak (İki Kez)
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet (dört kez), rüşvet almak (iki kez) HÜKÜM : Zimmet suçundan mahkümiyet (iki kez) diğer suçlardan beraet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık hakkında zimmet ve rüşvet almak suçlarından kamu davası açıldığı, 3628 sayılı Yasanın 17 ve 18. maddelerine göre Hazinenin bu suçun zarar göreni olması sebebiyle davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanununun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağına sahip bulunduğu gözetilerek CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığının davaya müdahil olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dosya kapsamında adı geçen, esasa ilişkin bilgileri olduğu anlaşılan ve soruşturma aşamasında dinlenen tanık ... ile Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 06/05/2008 gün ve 2008/90 Esas, 2008/100 sayılı Kararında belirtildiği üzere görevli olmayan Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesince dinlenen tanıklar ..., ..., ... , ..., , ... , ..., ..., ... ... ve ... 'nin dinlenmesi, ayrıca tanıklar ... ... ve ...'ye altında imzaları bulunan 14/08/2000 tarihli tutanaklar ayrı ayrı sorulup ayrıntılı olarak beyanlarının tespit edilmesi, bundan sonra hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanığın zimmet eylemleri arasındaki zaman aralığı nazara alınarak suçun teselsülen işlenip işlenmediğinin karar yerinde tartışılmaması, Temel cezanın belirlenmesi sırasında asgari hadden ve indirim maddelerinin uygulanması sırasında ise azami hadden uygulama yapılması durumunda 5237 sayılı Yasanın lehe olduğunun gözetilmemesi, 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK'nın 34 ve 230. maddelerine uygun olarak lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin nazara alınmaması, Hükmedilen cezaların içtimasında hürriyeti bağlayıcı cezanın 2 yıl 9 ay 10 gün yerine 3 yıl 2 ay 10 gün hesaplanarak sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi, Bakanlar Kurulunun 05/05/2007 tarihli kararı ile Türk Lirasındaki 'Yeni' ibarelerinin kaldırılması nedeniyle mahkemece hükmedilen adli para cezasının 'Türk Lirası' olarak verilmesi gerektiğinin gözetilememesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.