Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/11403 E. 2013/12317 K. – Görevi Kötüye
Konu: Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/11403
- Karar No
- 2013/12317
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık ... yönünden yapılan incelemede; Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen, aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Sanık ... yönünden yapılan incelemede ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; ... Kaymakamlığının 22/02/2011 tarihli yazısına göre hakkında herhangi bir resmi görevlendirme yapılmayan ve kamu görevlisi sıfatı bulunmayan sanığın 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve kamu görevlisi tarafından işlenebilen görevi kötüye kullanma suçuna TCK'nın 38 ve 39. maddeleri kapsamında azmettiren veya yardım eden olarak katılmaktan sorumlu tutulabileceği, dosya içeriğine göre de sanığın diğer sanık ...'un eylemlerine yardım eden olarak iştirak ettiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Suç tarihinde adli sicil kaydında bulunan ilamının silinme koşulları oluştuğu anlaşılan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK'nın 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeden ve atılı suç nedeniyle oluşan zarar da somut olarak belirlenmeden, 'verilmiş mahkumiyet kararı olduğundan' şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 17/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.