Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/10203 E. 2013/6692 K. – Görevi İhmal
Konu: Görevi İhmal
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/10203
- Karar No
- 2013/6692
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi İhmal
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi ihmal HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/06/2011 gün, 2011/2-60-126 sayılı ilamında ayrıntıları belirtildiği üzere; 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca erteli olan hükümlülüğün, deneme süresi içinde ve 5237 sayılı TCK döneminde yeni bir suç işlenmesi durumunda tekerrüre esas olabileceği ve tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından 765 sayılı TCK'nın 95. maddesinde belirtilen deneme sürelerinin gözönünde bulundurulması gerektiği dikkate alındığında, sanığın 16/03/2005 tarihinde kesinleşen Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilmiş erteli mahkümiyetinin bulunduğu ve deneme süresi içinde 03/04/2009 günü yüklenen suçu işlediğinin kabul edilmesine rağmen, TCK'nın 58/6-7. maddeleri gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; ... PTT Müdürlüğünde dağıtım memuru olan sanığın, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/515 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında davalı adına çıkartılan tebligatı usulüne uygun olarak tebliğ etmemesi üzerine mahkemece gönderilen ihtarlı yazıya rağmen ikinci tebligatı da usulüne uygun olarak tebliğ etmeyerek görevi ihmal suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; Asliyle Hukuk Mahkemesi duruşma tutanağı örneği ve suç duyurusu yazısına göre birinci tebliğin usulsüz olması nedeniyle ihtar yazısıyla ikinci tebliğin istenildiğinin belirtilmiş olması karşısında, dosyada ihtar yazısı bulunmaması nedeniyle bu yazının ve birinci tebliğe ilişkin tebliğ mazbatası üzerinde dağıtıcı ve sicil bilgilerinin yer almaması nedeniyle ilk tebliğin de sanık tarafından yapılıp yapılmadığının araştırılmasından sonra, sanığın suç kastının belirlenmesi bakımından, sanık tarafından düzenlendiği anlaşılan ikinci tebligattaki adresin suç duyurusu yazısında belirtilenin aksine Mahmutseydi Köyüne ilişkin olmaması ve tebliğ mazbatasına sanık tarafından yazılıp imzalanan hususların tebliğ işlemlerinde dağıtıcılar tarafından kullanılan kaşedeki matbu ibareler olduğu hususları üzerinde de durularak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.