Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/4725 E. 2013/1087 K. – Zimmet, Denetim

Konu: Zimmet, Denetim Görevini İhmal, Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2011/4725
Karar No
2013/1087
Karar Tarihi
Konu
Zimmet, Denetim Görevini İhmal, Görevi Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, denetim görevini ihmal, görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Tayin olunan sonuç cezaya nazaran sanıklar ..., ... ve ... müdafiin duruşmalı temyiz talebinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, tebliğnamede yer verilmesine rağmen düşme ve beraet hükümlerine yönelik temyiz talebi bulunmadığından mahkümiyet hükmü kurulan sanıklar müdafiilerinin talepleriyle sınırlı ve duruşmasız olarak temyiz incelemesi yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ...'nin S.S. 106 no'lu ... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatif Başkanı, diğer sanıkların ise farklı dönemlerde kooperatif yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri olarak görev yaptığı, yönetim kurulu üyelerinin kooperatif parasını zimmetlerine geçirdikleri, ...'nin telefon faturalarını kooperatif gelirlerinden ödeyerek ve ...'nin, oğlu ...'nin kooperatif üyeliğine dair yönetim kurulu oylamasına katılması suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları, denetleme kurulu üyelerinin denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verdikleri iddialarıyla yapılan yargılamalarında; Sanık ...'ın temyiz isteminin gerekçesi gösterilmek suretiyle reddine dair verilen 09/11/2009 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının Sanığın zincirleme zimmet suçuna konu eylemlerinin 2006 yılına kadar devam ettiği halde, lehe yasa karşılaştırmasının yapılması sonuca etkili görülmediğinden, suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlediği halde hakkında 53/5. maddesi uyarınca “cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar “53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına” karar verilmemesi, TCK'nın 3 ve 61. maddeleri birlikte değerlendirilerek meydana gelen zararın ağırlığı, suç kastının yoğunluğu da gözetilerek asgari haddin üzerinde ceza tayini gerekirken eylemler ile orantılı olmayacak şekilde alt sınırdan ceza tayini ise karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanıklar ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklara isnat olunan suçun temas ettiği yasa maddesinde öngörülen cezasının tutarına nazaran 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, 16/01/2005 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususta karar verilmesi yeni bir yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, Sanık ... hakkında denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete sebebiyet vermek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığa isnat olunan eylemin 1163 sayılı Kanunun 67. maddesi yollamasıyla ek-2/3. maddesine uyduğu, yasa maddesinde öngörülen cezasının tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, 16/01/2005 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususta karar verilmesi yeni bir yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın zimmete konu eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girdiği 01/06/2005 tarihinden sonra da devam ettiği kabul edildiği halde, lehe yasa karşılaştırması yapılması sonuca etkili görülmediğinden; tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanıklar hakkında 53/5. maddesi uyarınca “cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar “53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak ; Sanıkların ifadeleri, dinlenen tanık beyanlarından, kooperatifin banka hesabının bulunmadığı ve tüm paraların başkan ...'de toplandığı, harcamaları bizzat başkanın yaptığı, yönetim kurulu üyeleri arasında görev paylaşımının yapılmadığı ve başkanın da bu hususları savunmasında kabul ettiği anlaşılmakla; bu işleyiş biçimi ile sanık savunmaları üzerinde durulmadan, atılı zimmet suçuna ne şekilde iştirak ettiklerinin denetime olanak verecek şekilde gerekçeleri gösterilmek suretiyle karar yerinde tartışılıp açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; ...'nın, zincirleme zimmet suçuna konu eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmesinden sonra da devam ettiği kabul edildiği halde uygulama olanağı kalmayan 765 sayılı TCK uyarınca uygulama yapılması, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; ...'nin telefon faturalarının ödenmesi hususunda alınmış bir yönetim kurulu kararı bulunmadığı, kooperatif gelirlerinin başkanda toplandığı ve harcamaları başkanın yaptığı, yönetim kurulu üyesi olan sanıklar arasında yapılmış bir iş bölümü bulunmadığı halde atılı görevi kötüye kullanma suçuna nasıl iştirak ettiklerinin denetime olanak verecek bir şekilde gerekçeleri gösterilmek suretiyle açıklanmadan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nın da mahkümiyetlerine karar verilmesi, Kabule göre de; Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Sanıklar ... ve ... hakkında denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete sebebiyet vermek suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıkların 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62. maddesinde gösterilen kimselerden olmamasına göre denetim görevini yerine getirmeme biçiminde kabul edilen eylemlerinin anılan Kanunun 67. maddesi yollamasıyla ek-2/3. maddesine uyduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, zimmet suçu yönünden verilen bozma kararının CMUK'nın 325. maddesi gereğince süresinde kararı temyiz etmeyen sanık ...'a teşmiline, 12/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2011/4725, K. 2013/1087, T. 12.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2011-4725-e-2013-1087-k-46503f3591dd