Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/4707 E. 2013/1137 K. – Rüşvet Almak
Konu: Rüşvet Almak, Rüşvet Vermek, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/4707
- Karar No
- 2013/1137
- Karar Tarihi
- Konu
- Rüşvet Almak, Rüşvet Vermek, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet almak, rüşvet vermek, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : ..., ..., ..., ..., ... ve ... için mahkümiyet, ... için zamanaşımı nedeniyle düşme Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık ... müdafiin "zamanaşımı nedeniyle düşme" kararının gerekçesine yönelik bir itirazı olmadığı gibi temyizde de sanığın hukuki yararı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK'nın 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin REDDİNE karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından, anılan Yasanın rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın rüşvet alma ve resmi evrakta sahtecilik suçlarını 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlediğinin kabul edilmesi karşısında hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet vermeye aracılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Üç yıl ila beş yıl arasındaki özgürlüğü bağlayıcı cezalarda 765 sayılı TCK’nın 20 ve 31. maddeleri ile YİBK'nın 30/06/1995 gün ve 1/1 sayılı Kararına göre 3 yıl kamu hizmetlerinden yasaklanma kararı verilebileceğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve sanık ...’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki 31. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümde yer alan " 3’er yıl 10’ar ay 20’şer gün " ibaresi çıkartılarak yerine “ 3’er yıl” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında resmi evrakta sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde ise; Suç tarihinde ... Köyü İlköğretim Okulunda öğretmen olarak görev yapan sanık ...’in, Kayapınar İlköğretim Okulu adına, okul müdür ve yardımcısı yerine imza atmak suretiyle düzenleyerek birden çok onaylı diploma sureti vermekten ibaret eylemleri 765 sayılı TCK’nın 342/1 ve 5237 sayılı TCK’nın 204/1. maddeleri kapsamında kaldığı ve suç tarihinde kamu görevlisi olmayıp, okul müdürü olan sanık ...’dan sahte diploma sureti alınmasında aracılık yaptıkları anlaşılan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerde ise, özgü suç niteliğinde olan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun failinin yalnızca kamu görevlisi olan kişilerin olabileceği, kamu görevlisi olmayan kişilerin ise 765 sayılı TCK'nın 342/1. maddesindeki (5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesi) suçun faili olabilecekleri, her ne kadar bu kimseler kamu görevlisinin göreviyle ilintili olarak işlediği 5237 sayılı TCK'nın 204/2. madde ve fıkra hükmündeki suçun azmettireni veya yardım edeni olarak sorumlu tutulabilecek olsa da, faillik sıfatının suç ortaklığına göre asli norm olması sebebiyle, tali normun geri çekilmesi kuralı gereğince sadece anılan Yasanın 204/1. maddesi uyarınca sorumlu tutulabilecekleri anlaşılmakla, Sanıkların üzerine atılı olup lehlerine bulunan 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçu için öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 ve 12 yıllık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 1999 yılı ile hüküm tarihi arasında 12 yıllık ilave zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 13/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.