Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/12811 E. 2013/939 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/12811
- Karar No
- 2013/939
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet, zincirleme görevi kötüye kullanma, zincirleme resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; 5271 sayılı CMK'nın 310. maddesi uyarınca yüze karşı verilmiş olan karara yönelik temyiz isteminin tefhimden itibaren bir hafta içerisinde yapılması gerekmekte iken, katılan ...'nın 12/06/2009 günü yüzüne karşı verilen hükmü bir haftalık yasal süreden sonra 26/10/2009 tarihinde temyiz etmiş olduğu anlaşılmakla, aynı Kanunun 317. maddesi gereğince temyiz isteminin REDDİNE, sanık müdafiin tüm hükümlere, katılan Hazine vekilinin ise zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına hasren inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Suç tarihinde Bozüyük Adliyesinde icra zabıt katibi olarak görev yapan sanığın; Bozüyük 2. İcra Dairesi geçici yetkili müdür vekilliğine ve İnönü ilçesine geçici yetkili olarak noterlik işlerini yürütmek üzere noter vekili olarak görevlendirildiği, noterlik işlerini yürüttüğü sırada işlem sahiplerinden tahsil ettiği değerli kağıt bedeli, damga vergisi ve noterlik harcı bedellerini süresinde mal müdürlüğüne yatırmayarak uhdesinde tuttuğu, icra dairesindeki işlemlerini yürütürken ise, bir çok esas ve talimat dosyalarında tahsil edilip de ilgililerine ödenmesi gereken paraları ödemeyerek mal edindiği, eylemlerinin bir kısmının ortaya çıkmasını engellemek amacıyla da aynı tarihte sahte reddiyat makbuzları düzenlediği, sanığın ... Adalet Komisyonunca açık olan İnönü noterliği ve Bozüyük 2. İcra Müdürlüğüne aynı zaman diliminde geçici olarak görevlendirildiği, sanığın görev süresince yaptığı işlemlerde farklı suç işleme kararı ile hareket ettiğine dair dosyaya yansıyan delil elde edilemediğinin anlaşılması karşısında; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Suçun TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen, anılan maddenin 5.fıkrasının uygulanması sırasında sadece kamuda görev almasının yasaklanmasına karar verilmesi ve hükmolunan cezanın yarısından bahsedilmesine rağmen beş yıl yerine maddi hata sonucu altı yıl yasaklama kararı verilmesi, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda, 5237 sayılı TCK'nın 55/2. maddesi uyarınca zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan "6 yıl süre ile kamuda görev almasının yasaklanmasına" ibaresinin çıkarılıp yerine "53/1-a maddesindeki hak ve yetkinin kullanılmasından cezanın yarısı olan beş yıl süreyle yasaklanmasına" ibaresinin eklenmesi ve 25.302,03 TL'nin TCK'nın 55/2. maddesi gereğince müsaderesine ilişkin bölümün tamamıyla hükümden çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde ise; Suçların 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın aynı tarihte, farklı dosyalarda, aynı avukata ödeme yapıldığına ilişkin iki adet sahte reddiyat makbuzu düzenlemesinden ibaret eyleminde; TCK'nın 43/1. maddesinde belirtilen değişik zamanlarda birden fazla suç işleme koşulu oluşmadığı halde resmi belgede sahtecilik suçunun zincirleme biçimde işlendiğinin kabulüyle fazla ceza tayini, Değişik icra müdürlüklerinden değişik tarihlerde haciz uygulaması talimatını içeren yazılar hakkında makul süre içerisinde yasal ve yeterli mazereti bulunmadığı halde gereğini yerine getirmeyen sanığın eyleminin zincirleme görevi kötüye kullanma mahiyetinde olacağı, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin tatbiki gerekeceği gözetilmeden, aynı Yasanın 257/1. maddesinin dört kez tatbiki suretiyle fazla cezaya hükmolunması, Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan "kazanç" sözcüğünün "menfaat" olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.