Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/12787 E. 2013/328 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2011/12787
Karar No
2013/328
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet (sanık ..., ..., ... hk.), beraet (sanık ..., ..., ... hk.), davanın reddi (sanık ..., ..., ..., ... hk.) Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklardan ...´ın isminin hükümlerde Lütfü ... olarak yazılması ve karar başlığında bir kısım sanıklar müdafiilerinin isimlerinin hatalı yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. Sanıklar ... ... ve ... yönünden kurulan beraet hükümlerinin incelenmesinde; Sanıkların eylemleri sabit görülmediğinden beraetlerine karar verilmesine rağmen, hükümde CMK'nın 223/2-e maddesine yer verilmemiş ise de, anılan noksanlık sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 25/06/2008 tarihli iddianame ile açılan kamu davası ile ilgili olarak kurulan davanın reddine dair hüküm ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraet ve mahkümiyet hükümlerinin incelenmesinde ise; Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 25/06/2008 tarihli iddianame ile açılan kamu davası ile yine aynı sanıklar hakkında 28/05/2007 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının tarafları bakımından irtibat olmakla birlikte her iki davaya konu edilen eylemlerin birbirinden farklı olması ve sanıklar ... ile ... hakkında kurulan mahkümiyet hükmüne dayanak teşkil eden eylemlerin sadece 25/06/2008 tarihli iddianamede kamu davasına konu edilmiş bulunması karşısında, her iki kamu davasının birlikte görülerek esastan sonuçlandırılması gerekirken 25/06/2008 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının mükerrer olduğu kabul edilerek yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin savunmalarında 17/06/2009 tarihli bilirkişiler kurulu raporunda sabit kabul edilen zimmet eylemleri açısından, zimmete konu edilen ve aidat adı altında üyelerden toplandığı anlaşılan paraların aslında üyelerden tahsil edilmediğini ve dolayısıyla da harcanmadığını, bu makbuzları üyelerin peşin yapacakları ödemelerde indirim yapmak amacıyla düzenlemiş olduklarını beyan etmiş olmaları, yine 17/06/2009 tarihli bilirkişiler kurulu raporunda da paraların makbuzlarda adı geçenlerce iade alındığı konusunda dosya arasında bir beyanın bulunmadığı belirtilerek bu konuda makbuzlarda isimleri geçen üyelerin beyanlarının alınmasının önemli olduğunun belirtilmesi ve suç tarihlerinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan sanıklardan hangisinin her türlü para tahsilatı ve harcama işinde fiilen görevli olduğunun belirlenmemiş olması karşısında, söz konusu aidat makbuzlarında ismi geçenlerin tanık olarak dinlenerek makbuzlarda belirtilen paraları ödeyip ödemedikleri, bu makbuzların hangi amaçla düzenlendiği, savunmalarda belirtildiği şekilde peşin ödeme yapılması durumunda kooperatif yönetimince üyelere aidat indirimi yapılıp yapılmadığı ve bu aidat makbuzlarını hangi üyenin tahsil ettiği hususlarında tanık olarak dinlenmeleri, ayrıca, suç tarihlerinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan sanıklardan hangisinin her türlü para tahsilatı ve harcama işinde fiilen görevli olduğunun belirlenmesi için, zimmete konu edilen ve aidat adı altında üyelerden toplandığı anlaşılan paralar için düzenlenen makbuzlar ile bu aidatlar toplamı kadar yapılan 30/03/2004 tarihli harcama işlemininin kim tarafından yapıldığının söz konusu belge ve defterler üzerinde yapılacak incelemeyle belirlenmesi, 09/05/2011 tarihli dilekçeye ekli belgelerde isimleri bulunan muhasebecilerin dilekçeye ekli belgelerde belirttikleri hususlarla ilgili olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri ve suç tarihlerini kapsayan kooperatife ait tüm defter ve belgelerin dava dosyasıyla birlikte kül halinde daha önceki raporlarda görev yapmamış Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek, sadece 17/06/2009 tarihli bilirkişiler kurulu raporunda işlendiği sabit kabul edilen eylemle sınırlı olarak belirleme yapmak ve bu eylem hakkında 09/05/2011 tarihli dilekçedeki savunmalarla yargılama boyunca ileri sürülen diğer savunmalar da değerlendirilmek suretiyle, kooperatif parasının sanıklar üzerinde bulunup bulunmadığı ve varsa hangi sanığın ne miktarda sorumlu olduğu hususunda rapor alınması ve bundan sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesinin "hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." hükmü karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, 25/06/2008 tarihli iddianamenin üçüncü paragrafında belirtilen ve mahkemece işlendiği sabit kabul edilen zimmet eylemi ile ilgili olarak sanık ... hakkında kamu davası açılmadığı halde, usulüne uygun iddianameyle kamu davasının açılması sağlanmadan yargılama yapılıp, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca yazılı şekilde mahkümiyet hükmü kurulması, Hükme dayanak yapılan 17/06/2009 tarihli bilirkişiler kurulu raporundan, ilgili ticaret sicil memurluğunun cevabi yazısından ve dosya arasında bir sureti bulunan 09/08/2003 tarihli yönetim kurulu kararını içeren karar defterinden anlaşılacağı üzere, zimmete konu işlemlerin yapıldığı tarihte sadece sanıklar ..., ... ve ...´in yönetim kurulu üyesi olarak görevli olmasına rağmen yazılı şekilde sanık ...´in beraetine ve sanık ...´un mahkümiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; TCK'nın 53/5. maddesine göre hak yoksunluğu uygulamasında; sanıkların kooperatif yöneticisi olmaları dikkate alınarak sadece TCK'nın 53/1-d maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken, TCK'nın 53/1. maddesinde belirtilen tüm haklardan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi, 24/12/2009 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraet eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraetine karar verilen sanık ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanık ... müdafii ve sanıklar ..., ..., ..., ... müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2011/12787, K. 2013/328, T. 15.01.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2011-12787-e-2013-328-k-668daf4b2779