Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/11576 E. 2012/12990 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/11576
- Karar No
- 2012/12990
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Türk Hava Yolları A.Ş. 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında KİT iken, 22/08/1990 tarih ve 90/822 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile özelleştirilmesine karar verilmiş olup, suç tarihinde kamu payının % 50'nin üzerinde olması nedeniyle kamu kurumu niteliğini koruduğu gerek 4046 sayılı Yasanın 7/3. maddesinin suç tarihindeki hali ve gerekse 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 471. maddesiyle değişik haliyle “Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile özelleştirme programına alınan kuruluşlarda çalışan personel ve sözleşmeli olarak çalıştırılan personel, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi sayılırlar ve bu personelin özelleştirilmenin paralarına ve para hükmündeki evrak ve senetlerine ve mevcutlarına karşı işledikleri suçlar ile bilânço, tutanak, rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işledikleri suçlar ile ifa ettikleri görevlerinden doğan suçlardan dolayı haklarında Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Üçüncü Kısım Dördüncü Bölüm ile Dördüncü Kısım Birinci Bölüm altında yer alan suçlara ilişkin hükümler uygulanır.” denilmesi karşısında; THY, Atatürk Hava Limanında kadrolu yolcu hizmetleri memuru olarak pasaport ve vize ekibinde çalışan sanık ... ile part-time yolcu hizmetleri memuru olarak check-in ve boardingte görevli olan sanık ...'ın Türk Ceza Kanunu uygulaması bakımından suç tarihi itibariyle kamu görevlisi oldukları ve sanıklardan Cenk tarafından sahte olarak düzenlenen boarding kartının da (uçuş kartı) resmi evrak niteliğinde olduğu, ancak 765 sayılı TCK'nın 212/2 ve 213/1. maddelerinde düzenlenen rüşvet suçu ile aynı Kanunun 339. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçları için kanunda öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/3. maddesinde belirlenen 10 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanıkların sorgularının yapıldığı 26/02/2001'den inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar Tarkan, Hasan, Mustafa, Bülent ve Murat haklarında rüşvet suçlarından, diğer sanık ... hakkında ise sahtecilik ve rüşvet suçlarından açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 12/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.