Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/10394 E. 2012/11241 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/10394
- Karar No
- 2012/11241
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yokluğunda verilip 13/01/2011 tarihinde kendisine tebliğ edilen karara karşı 14/01/2011 havale tarihli dilekçe ile temyiz yoluna başvuran sanığın yasal süresi içerisinde kanun yoluna başvurduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki hüküm yasal düzenlemelerde öngörülmüş biçim koşullarını içermediğinden sanığın temyiz başvurusunun yasal süresinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılmasından sonra, belirlenen sonuç gün ile TCK'nın 52/2. maddesine göre kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle adli para cezasının bulunması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılarak TCK'nın 61/8. maddesine aykırı davranılması sonuca etkili görülmediğinden, 5237 sayılı TCK'nın 58/3. maddesinin “Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur” hükmü gereği, adli sicil kaydına nazaran mükerrir olan sanık hakkında hapis cezasının tercih edilmesi ve tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ise katılan vekilinin temyizinin sadece vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesine yönelik olması nedeniyle karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Katılan kurum görevlilerince 11/06/2007 tarihinde sanığın evinin elektriğinin kesildiği ve sayacın mühürlendiği, 18/07/2007 tarihinde yapılan kontrolde mührün bozularak elektrik kullanımına devam edildiğinin tespit edildiği; sanığın ikrarı, ilgili tutanaklar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla yapılan yargılamaya, toplanan delillere hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 27/09/2011 tarih, 2011/3-167 Esas, 2011/194 sayılı Kararı doğrultusunda katılan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, hüküm fıkrasından "Katılan vekili duruşmalara iştirak etmediğinden 130.00 YTL dilekçe yazma bedeli maktu vekalet ücretinin sanıktan alınıp müdahile verilmesine" ibaresinin çıkartılması ve hüküm fıkrasına "hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 500 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak kendisini vekille temsil ettiren katılana verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.