Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/10266 E. 2012/6390 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/10266
- Karar No
- 2012/6390
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ : Çat Asliye Ceza Mahkemesi NUMARASI : 2007/170 Esas, 2008/199 Karar SANIK : Mehmet Sarı SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Mahkümiyet TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Bozma Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın nüfus ve adli sicil kaydı getirtilmeden hüküm kurulmuşsa da kayıtlar UYAP'tan temin edildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış, karar başlığına soyadının “Sarı” yerine “Sari”, baba adının “...” yerine “....”, doğum yerinin “Çat” yerine “Erzurum” ve nüfusa kayıtlı olduğu yerin de “Oyuklu” yerine “Merkez” olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde hapis cezası ve adli para cezasının seçimlik olarak öngörülmesi karşısında, temel cezanın belirlenmesinde takdir hakkının hangi hukuki gerekçelere dayanılarak kullanıldığı açıkça gösterilmeden, keza 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, olayın oluşumu ve cereyan tarzına uygun düşmeyen yasadaki ifadeleri aynen tekrar ederek sanık hakkındaki temel cezanın hapis cezası olarak belirlenmesi, TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında birinci fıkra hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun topluma karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan "kurum zararını gidermemiş olması" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.