Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2010/4250 E. 2012/12468 K. – Zimmet, Görevi

Konu: Zimmet, Görevi İhmal

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2010/4250
Karar No
2012/12468
Karar Tarihi
Konu
Zimmet, Görevi İhmal

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, görevi ihmal HÜKÜM : Mahkümiyet, beraet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiin temyiz talebinin vekalet ücretine yönelik olduğu gözetilerek vekalet ücretine hasren yapılan incelemede; 13/12/2007 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraetlerine karar verilen sanıklar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "kendisini vekille temsil ettiren sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5 maddesi uyarınca takdir edilen 1.100,00 TL'nin Hazineden alınarak sanıklara verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanık ... hakkında kurulan mahkümiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesine gelince; Sanığın cezasından, TCK’nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılırken 4 yıl 15 ay yerine 5 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi sonuç cezanın doğru hesaplanması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır. Olay tarihlerinde ... Kasaplar Odası Yönetim Kurulu Başkanı olan sanığın odaya ait gelir makbuzlarına göre 1999-2003 yıllarında toplam 1.857.250.000 TL gelir elde edildiği ancak bu gelirlere karşılık oda adına harcama yapıldığına dair herhangi bir belge olmadığı, yine bankalarda odaya ait herhangi bir mevduatın bulunmadığı, ayrıca oda adına gerek yıllık aidat ücreti ve gerekse hizmet karşılığı verilen belgeler nedeniyle alınan ücretlere karşılık makbuz kesilmediği bu şekilde sanığın müteselsilen zimmet suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık aşamalardaki savunmalarında, odanın sekreteryası ve bürosunun bulunmadığını, odaya ait işleri kasap dükkanında gerçekleştirdiğini, odanın fazla geliri olmaması nedeniyle giderlerini cebinden karşıladığını daha sonra gelir elde edilince yapmış olduğu masraflara mahsup ettiğini, yapmış olduğu masraflara ilişkin gider belgelerini muhafaza edip kayıt altına almadığını ancak, 24/01/1999 ve 27/01/2002 tarihlerinde odanın olağan genel kurul toplantıları yapıldığını ve 1999 yılında yapılan genel kurul toplantı çağrısının ... Ekspres gazetesinin 06/01/1999 günlü 41 sayılı nüshasında, 2002 yılındaki genel kurul toplantı çağrısının ise ... Gazetesinin 11/01/2002 tarih 16098 sayılı nüshasında yayınlandığını, bu ilanlarla ilgili ödemeler yapıldığını ayrıca bu toplantılar nedeniyle seçim kurulu görevlileri ve hükümet komiserlerine ücret ödendiğini buna dair kayıtların bu kurumlarda bulunduğunu, yine yasa gereği odanın üst birliklere katkı payı ve aidat yatırması gerekmesi nedeniyle bunların tamamının kendi cebinden yatırıldığını, bu hususun üst birlikten araştırılabileceğini, oda başkanı olması nedeniyle üst kurul seçimlerine katıldığını ve bu gidiş gelişlerin harcamalarını da şahsi olarak kendisinin karşıladığını, tüm bu harcamaların toplamının zimmetine geçirdiği iddia edilen paranın çok üzerinde olduğunu, bilirkişi raporunda yapılan bu giderlerin nazara alınmadığını belirtmesi ve dosya kapsamından 1999 yılında yapılan genel kurul toplantısı nedeniyle seçim kurulu görevlilerine 24,45 TL ve 2002 yılında yapılan genel kurul toplantısı nedeniyle Bakanlık komiserine 78 TL, seçim kurulu görevlilerine ise 193,35 TL ödenmiş olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın savunmasında belirtmiş olduğu harcamalara ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili yerlerden temini ile yeniden bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, olayın oluş biçimine ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle, sanığın eylemine karşılık hak ve orantılılık kuralları gözetilmeden temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi ve temel cezadan TCK'nın 43. maddesi uyarınca 2/4 oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/4250, K. 2012/12468, T. 05.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2010-4250-e-2012-12468-k-34750cbdd687