Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2010/3234 E. 2012/10667 K. – Rüşvet Vermeye
Konu: Rüşvet Vermeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/3234
- Karar No
- 2012/10667
- Konu
- Rüşvet Vermeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 6352 sayılı Yasa hükümleri gözetilerek yapılan incelemede; Suç tarihinden önce sigara kaçakçılığı yapma konusunda anlaşan sanıkların, olay günü elde ettikleri sigaraları minibüs ile taşıdıkları sırada geçici köy korucusu olan ve Köy Korucuları Yönetmelikğinin 9. maddesinin b ve c bentleri uyarınca suç işleyenleri yakalama yetkileri bulunan katılanlar tarafından şüphe üzerine minibüsün durdurulduğu, katılanlar tarafından araçta yapılan kontrolde sigaraların görülmesi üzerine sanıkların kendilerini bırakmaları karşılığında katılanlara para teklif ettikleri ancak; sanıkların bu tekliflerinin katılanlarca kabul edilmeyerek olay mahalline kolluk görevlileri çağrılmak suretiyle sanıklar hakkında yasal işlem başlatılması şeklinde sübut bulan olayda, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 252/3. maddesinde rüşvetin, “bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlaması” olarak tanımlanması ve bu tanıma göre rüşvetin, menfaatin kamu görevlisi tarafından temin edilmesiyle tamamlanması, ayrıca “görevin gereklerine aykırı olarak” ibaresi konularak sadece nitelikli rüşvete yer verilmesi, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki ... için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarılması, bu düzenlemeye göre görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için rüşvet teklifinde bulunulması durumunda suçun icra hareketleri başlamış olacağından rüşvete teşebbüs, haklı hususun temini için rüşvet önerilmesi halinde ise kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olması sebebiyle aynı Yasanın 125/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturabileceğinin de anlaşılması karşısında, sanıkların kendilerini yakalayıp kolluk görevlilerine teslim etmek isteyen katılanlardan bu işlemi yapmamaları yönündeki isteklerinin haklı olup olmadığı ve buna göre, suç niteliğinin tayin ve takdiri için sigara kaçakçılığı olayı ile ilgili olarak yapılan işlemin sonucunun araştırılması gerektiği halde, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Kabule göre de; Sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1. madde ve fıkrasında belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılacaklarının hükümde gösterilmemesi, Sanık ... hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması sırasında ... Sulh Ceza Mahkemesinin 03/12/2003 gün ve 2000/279 Esas, 2003/403 Karar nolu ilamı yerine, 6273 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 5941 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca idari yaptırıma dönüşen 3167 sayılı Yasanın 16/1. maddesinde düzenlenen karşılıksız çek keşide etme suçuna ilişkin Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2005 gün ve 2001/149 Esas, 2005/301 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması, Sanık ... hakkında, hükümden önce 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. madesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınarak, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.