Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2010/2239 E. 2012/10515 K. – Nitelikli Zimmet
Konu: Nitelikli Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/2239
- Karar No
- 2012/10515
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli zimmet HÜKÜM : Düşme (denetim görevini ihmal), mahkümiyet (basit zimmet) Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Hükmolunan ceza tutarı itibariyle sanık ... müdafiin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ... yönünden yapılan incelemede; Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davasının düşmesine dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanık ... ile ilgili temyiz incelemesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın, kendisi tarafından tahsil edilmiş olan faturalardan üç tanesini bilgisayar kayıtlarından silmek ve fatura örneklerini yok etmek şeklinde zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdiği eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun ve TCK'nın 247/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan sadece sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağının gözetilmemesi, Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesi gereğince 53. maddenin birinci fıkrasında yazılı olan hak ve yetkilerden hangisini kötüye kullandığı belirtilmeden 53/1. maddede sayılan hak ve yetkilerin tamamını kapsayacak şekilde "bu hak ve yekileri kullanmaktan yasaklanmasına" karar verilmesi, CMK'nın 232/2-d. maddesine aykırı olarak yargılama aşamasında tutuklanan sanığın tutuklandığı ve tahliye edildiği tarihlerin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi ve sanık hakkında TCK'nın 63. maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.