Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2009/11882 E. 2012/9790 K. – Rüşvet Vermeye

Konu: Rüşvet Vermeye Teşebbüs

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2009/11882
Karar No
2012/9790
Karar Tarihi
Konu
Rüşvet Vermeye Teşebbüs

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 6352 sayılı Yasanın rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Sanığın savunmasında taşıdığı kömürün fatura ve sevk irsaliyesi bulunduğunu ancak yanında olmadığını beyan etmesi ve bilahare dosyaya 02/11/2007 tarih 044214 sıra numaralı sevk irsaliyesi fotokopisinin ibraz edilmesi karşısında, suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 252/3. maddesinde rüşvetin bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle varılan anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlaması olarak tanımlanmış olması ve haklı bir işin gördürülmesi amacıyla para teklif edilmesinin rüşvet suçunu oluşturmayacağı gözetilerek sanık hakkında sevk irsaliyesi ve fatura olmadan kömür taşıma eylemi nedeniyle yasal işlem yapılıp yapılmadığı araştırılmadan, ibraz edilen sevk irsaliyesinin aslı veya onaylı örneği getirtilip incelenerek gerekçede bu husus tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; Daha önce işlediği kasıtlı bir suçtan mahkümiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre de verilen hapis cezasının ertelenmesi gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK'nın 231/6 ve TCK'nın 51/1. maddelerinde yer alan objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, "tereddütsüz suç kastına göre anlaşılan suça yatkın kişiliği ...." şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5 ve TCK'nın 51/1. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde sanığın 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakılmaya hükmedilmesi, Suçun konusunu oluşturan adli emanetteki paranın 5237 sayılı TCK'nın 55/1. maddesi gereğince müsaderesi gerektiği gözetilmeden aynı Yasanın 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2009/11882, K. 2012/9790, T. 03.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2009-11882-e-2012-9790-k-7a7560e3f73d