Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2009/11356 E. 2012/8203 K. – Rüşvet Verme
Konu: Rüşvet Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/11356
- Karar No
- 2012/8203
- Karar Tarihi
- Konu
- Rüşvet Verme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet verme HÜKÜM : Rüşvet vermeye teşebbüs suçundan mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Rüşvet verme suçunun niteliğinin belirlenebilmesi için kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu bakımından sanık hakkında ne gibi bir işlem yapıldığının, herhangi bir soruşturma veya dava açılıp açılmadığının ve açılmış ise sonucunun araştırılarak sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 213/2. maddesinin uygulama olanağı bulunup bulunmadığının tartışmasız bırakılması, Kabule göre de; 765 sayılı TCK'nın nitelikli rüşvet verme suçunu düzenleyen 213/1. maddesi hükmüne göre rüşvet vaat veya teklif olunmasıyla birlikte suçun tamamlandığı, neticesi harekete bitişik suç olduğundan teşebbüse elverişli bulunmadığı, önerinin memur tarafından kabul edilmemesinin suçun oluşumuna engel teşkil etmediği, buna karşılık 5237 sayılı Yasanın 252/1. maddesi rüşvet teklif veya vaat etmeyi suç olmaktan çıkarmamakla birlikte, rüşvet konusunda anlaşmaya varmayı veya vermeyi suçun tamamlanması için gerekli saydığından önceki yasadan farklı olarak bu suça teşebbüsün olanaklı hale getirildiği, dosyadaki somut olaya gelince sanığın bulunduğu araç içerisinde görevlilerce yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçmesi üzerine sanığın 35.00 TL parayı görevlilere teklif ederek hakkında işlem yapılmamasını istediği, teklifin görevli polis memurlarınca kabul edilmemesi nedeniyle anlaşmanın sağlanmadığı, eylemin 5237 sayılı Yasa bakımından teşebbüs aşamasında kaldığı, lehe olduğu kabul edilerek uygulanan 765 sayılı TCK yönünden ise tamamlandığı gözetilmeden sanık hakkında teşebbüs hükümleri uygulanıp ve buna bağlı olarak lehe yasanın yanlış belirlenmesi, Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK'nın 231/5. maddesinde öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve anılan yasanın 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki, suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olması koşulunun kaldırılması ve sanığın sabıkasına konu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde sanık lehine tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri ile davanın düşmesi hususunun öngörülmesi karşısında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının, keza hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 252/4. maddesinde yapılan değişikliğin tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 09/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.