Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2008/3420 E. 2012/2490 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/3420
- Karar No
- 2012/2490
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına göre koşulları bulunmadığından sanık müdafiin duruşma isteğinin CMUK'nın 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış, bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yerin gösterilmemesi, Dairemizce de benimsenen ve ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24/03/1998 gün, 50/105, 01/06/1999 gün, 137/146, 10/10/2000 gün, 175/193, 23/10/2001 gün, 226/227 ve 30/05/2006 gün 173/145 sayılı Kararlarında ve benzer nitelikteki içtihatlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK'nın 225. (1412 sayılı CMUK'nın 257 ve 150.) maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup 31/05/2002 günlü iddianame ile 2.135.000.000 liranın sanık tarafından zimmete geçirildiğinden bahisle kamu davası açılmış olması karşısında iddianame tanzim edilmeden 4.265.000.000 lira olduğu kabul edilen kullanma zimmeti ile ilgili olarak karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, CMK'nın 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 17/10/2006 gün ve 2006/5-165-213 sayılı Kararına göre; soruşturmanın, "kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi" ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak, sanığın, Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusundan önce iddianameye konu parayı tamamen iade ettiği anlaşılmakla cezasından 5237 sayılı TCK'nın 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine aynı Kanunun 248/2. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini, Hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında, TCK'nın 53/1-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.