Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2008/15359 E. 2012/6253 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/15359
- Karar No
- 2012/6253
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizin 28/10/2004 tarihli bozma kararında vurgulandığı üzere S.S. Modern .... Konut Yapı Kooperatifi'nin yönetim kurulu başkanı ve üyeleri olan sanıkların belgesiz olarak üçüncü kişilere faiz ve vade farkı olarak ödenmiş gösterdikleri iddia olunan paralarla ilgili olarak sanıklarca sonradan ibraz edilen senet ve belgelerin sıhhat ve mahiyetlerinin belirlenmesi amacıyla söz konusu evrakta kendisine ödeme yapılmış gözüken şahısların tanık sıfatıyla usulen çağrılıp belgelerden kendileriyle ilgili olanlar da gösterilerek ayrıntılı beyanlarının tespiti keza malzeme alımına ilişkin ödeme gösterildiği halde belge ibraz edilemediği anlaşılan "Kandemir Kereste" firması yetkilisinin adres ve kimlik bilgilerinin sanıklardan sorulup tespitini müteakip usulen çağrılıp ödemenin gerçekliği, mahiyeti ve miktarı hususunda tanık olarak dinlenmesinden sonra, dosyanın kooperatife ait tüm defter ve belgelerle birlikte emekli Sayıştay Uzman Denetçilerinden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, özellikle... isimli şahsa 2.500.000.000 TL ödenmesine dayanak gösterilen 31/10/1998 vadeli senedin kooperatife ait bir harcamayı belgelendirip belgelendirmediği hususu olmak üzere sonradan ibraz edilen tüm belgelerin ve mahkemece icra olunan keşfe istinaden hazırlanan 23/05/2007 tarihli teknik bilirkişi raporu da dikkate alınarak suçlamaya konu malzeme harcamalarının ayrı ayrı değerlendirilmesini ihtiva edecek ve kooperatif inşaatının saptanan maliyeti ile kooperatif giderleri arasında fark olup olmadığı, dolayısıyla zimmet bulunup bulunmadığı hususlarını içerecek şekilde rapor alınmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden ve Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve sanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulmadan, yazılı şekilde eksik soruşturmaya dayalı olarak gerekçeden yoksun şekilde hüküm kurulması; Kabule göre de; Farklı tarihlerde farklı şahıslara ödenmiş gösterilerek toplam 15.977.000.000 TL'nin zimmete geçirilmesi durumunda bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlenmesinin söz konusu olacağı ve bu itibarla sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 247/1. maddesi uyarınca tayin edilen cezada aynı Yasanın 43/1. maddesi gereğince arttırım yapılması gerekeceğinin düşünülmemesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi, Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.