Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/4122 E. 2026/6056 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4122
- Karar No
- 2026/6056
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/520 D.İş - 2025/520
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.08.2023 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 40,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 10,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 100,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 256.979,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 45.609,28 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 7.981,62 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 310.570,67 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, 256.979,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 45.609,28 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 7.981,62 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 310.570,67 TL tazminatın 09.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tahkim yargılamasından önce davalıya yaptığı başvurusunda gerekli belgelerin sunulmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranının doğru tespit edilmediğini, davacının güncel gelir belgesinin dosyaya sunulması, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunda davacının bakiye ömrünün hatalı tespit edildiğini, davacının kaza tarihindeki yaşına göre bakiye ömrünün tespit edilmesi gerektiğini, Asgari geçim indirimi (AGİ) uygulamasının, 25.12.2021 tarihli ve 31700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7349 sayılı Kanun ile kaldırılmış olduğunu, buna göre asgari ücretin 2022 yılı ilk altı ay aktif ve pasif dönemde 4253,40-TL, 20 22... . Altı ay aktif ve pasif dönemde 5.500,35-TL, 2023 yılı ilk altı ay aktif ve pasif dönemde 8.506,80-TL, 20 23... . altı ay aktif ve pasif dönemde 11.402,00-TL olarak esas alınması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, aksi kanaatte olunması halinde ise geçici iş göremezlik tazminatının net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacının geçici bakıcı ihtiyacı bulunmadığını, davacının kaza tarihinde aktif çalışması bulunmadığını ve gelir elde etmediğini, bu nedenle davacının geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağını, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik tazminatı ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi, SGK tarafından davaya konu trafik kazası sebebiyle davacıya yapılan rücuya tabi bir ödeme varsa tespit edilerek tazminattan mahsup edilmesi, geçici bakıcı gideri tazminatının net asgari ücret üzerinden hesaplanması, ailenin bakımı nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatından indirim yapılması, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, İtiraz Hakem Heyetinin itirazlarını değerlendirmeden karar verdiğini, hukuki dinlenilme ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, davacının faiz talep etme hakkı bulunmadığını, davacının usulüne uygun başvuru yapmaması sebebiyle davalının temerrüde düşmediğini, davalının yasal faizden sorumlu olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının gelirinin asgari ücret kadar olduğunun kabul edilmesine, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanmasının isabetli olmasına, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının rapor tarihindeki yaşına göre bakiye ömrünün tespit edilmiş olmasının hatalı olduğu, davacının kaza tarihindeki yaşına göre bakiye ömrünün tespit edilmesi gerektiği ancak davalı vekilince bu hususta Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına itiraz edilmediği, bu nedenle davalı vekilinin buna yönelik temyiz itirazının reddi gerektiğinin anlaşılmasına, davalının geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmasına, iş kazası olduğu ve SGK tarafından davacıya tazminat ödendiği yönünde bilgi ve belgenin bulunmamasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delil bulunmadığının anlaşılmasına, davacı vekilinin tahkim yargılamasından önce davalıya başvuruda bulunmasına göre davalının temerrüde düşmüş olmasına, yasal faize hükmedilmesine, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olmasına, ancak davalı vekilince bu hususta Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına itiraz edilmediği, bu nedenle davalı vekilinin buna yönelik temyiz itirazının reddi gerektiğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dosyanın incelenmesinde; trafik kazası tespit tutanağında davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli, davacı sürücünün ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının aynı kazaya ilişkin aracındaki hasarın tazmini amacıyla davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yaptığı 2023.E.473685 sayılı başvurusuna ilişkin dosyada adli trafik bilirkişiden alınan 29.04.2024 tarihli kusur raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, eldeki dosyada hakem heyetince kusur bilirkişi raporu alınmadığı, 2023.E.473685 sayılı dosyada adli trafik bilirkişiden alınan 29.04.2024 tarihli kusur raporu hükme esas alınarak davalıya sigortalı aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiği, davalı vekilinin kusura yönelik itirazları doğrultusunda da kusur oranları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı, soruşturma dosyası ve varsa ceza mahkemesi dosyası da, dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında hükme esas alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3.Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 03.12.2024 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, raporda Özel ... Maltepe Hastanesinin 03.08.2023 tarihli epikriz belgesinde, el bileği ağrısı olan hastanın sol el bileği BT'sinde radius distal uç kırığına kapalı redüksiyon yapıldığı, kırığın çok parçalı olmasından dolayı cerrahi tedavi önerildiğinin kayıtlı olduğu belirtilerek davacının el bileğindeki hareket kısıtlılığı nedeniyle %7 oranında maluliyet tespiti yapıldığı, ancak söz konusu araz ile davaya konu trafik kazası arasında illiyet bağının olup olmadığı, bu arazın kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun dosya kapsamından ve rapor içeriğinden anlaşılamadığı, raporda ve dosya arasında davacının davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 01.08.2023 tarihi itibariyle yaralandığı ve kazadaki yaralanması nedeniyle sağlık kuruluşuna başvurduğuna ilişkin herhangi bir kaydın ve belgenin bulunmadığı, ayrıca raporun hazırlanması sırasında davacının söz konusu kemik kırılmasının güncel durumunun anlaşılması amacıyla herhangi bir tıbbi görüntüleme yönteminin kullanılmadığı, davacının güncel film ve grafilerinin çekilmediği, kazadan bir kaç gün sonra özel bir hastanede çekilen film ve grafilerdeki mevcut duruma göre davacının maluliyet oranının tespit edildiği, raporun yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının eksik kalan tedavi belgeleri de dosya arasına alındıktan sonra, davacının yaralanmasına ilişkin güncel film ve grafiler de çekilmek suretiyle yeniden muayenesi yapılarak, davaya konu trafik kazası nedeniyle ne oranda maluliyetin oluştuğu, davacıda tespit edilecek maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının olup olmadığı hususlarının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü uzmanının bulunduğu heyetten rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 4.Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilikte geçen pasif dönem olarak ayrılması, genel kabule göre aktif dönemin 60 yaşında sona ereceğinin kabulünün gerektiği Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır. Kaza tarihinde 65 yaşında olan davacının pasif dönemde bulunduğu, bununla birlikte kaza tarihinde gelir getirici bir işte çalıştığına ilişkin dosyada bilgi ve belgenin de bulunmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancının olmadığı, buna göre davacının geçici iş göremezlik zararının da doğmadığı anlaşılmıştır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.