Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/7911 E. 2025/14164 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7911
- Karar No
- 2025/14164
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/493 D. İş, 2023/498 K. SAYISI : İHK-2023/31376 SAYISI : K-2023/108504
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; sürücü olan davacı ile davalıya sigortalı araç sürücüsü arasındaki 14.05.2015 tarihli kazada müvekkilinin yaralandığını, belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği davada şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 13.03.2023 tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatını 290.000,00 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı kazaya ilişkin birden fazla başvuru yapıldığını, davaların birleştirilmesi gerektiğini, derdestlik nedeni ile somut davanın reddini talep ettiklerini, kesin hüküm itirazında bulunduklarını, maluliyet oranının yönetmeliğe uygun rapor ile belirlenmesini, sunulan raporu kabul etmediklerini, koruyucu ekipman kullanılmadığını, müterafık kusur indirimi uygulanmasını, kusur oranının belirlenmesini, temerrüte düşmediklerini, avans faizi talebini kabul etmediklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 290.000,00 TL tazminatın 17.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; birden fazla başvuru yapıldığı ve birleştirilmesi gerektiğini, kesin hüküm nedeni ile davanın reddini talep ettiklerini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamanın hatalı yöntem ile yapıldığını, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranının kabul etmediklerini, avans faizinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin hatalı hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasının talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 14.05.2015 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik kullanılarak hazırlanan maluliyet raporunun hükme esas alınmış olmasına, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmasına, davacının daha önce STK'ya yaptığı başvurunun aynı kazaya ilişkin Gönen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/431 Esas sayılı dosyasının bulunması nedeni ile usulden reddine karar verildiği, Gönen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/431 Esas sayılı dosyasının ise takipsiz bırakılması nedeni ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek kararın kesinleşmiş olmasına, yasal faize karar verilmesine, davacının yaralanmasının alt ekstremiteye ilişkin olması ve kask takılmaması ile yaralanma arasında illiyetin olmamasına, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında alınan kusur raporunun uyumlu olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan "43.600,00 TL " ibaresi çıkartılarak yerine "9.200,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Başvuran şahıslar tarafından Gönen Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/431 Esas sayılı dosyasında aynı konu ve aynı taleple ilgili olarak aynı davalıya karşı dava açılmış olup, mahkemece davanın takipsiz bırakılması nedeni ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu madde 30 (14) "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak komisyona başvuru yapılamaz." düzenlemesi ile Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulmayacağını emredici olarak düzenlemiştir. Yasal düzenlemede, Mahkeme ya da Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne bir başvurunun yapılmış olması, uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmiş olması engel olarak getirilmekte, yapılan başvurunun derdest olup olmadığı şartı aranmamaktadır. Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunu "seçimlik hukuk yolu" olarak düzenleyen yasa koyucunun, bu hükmü düzenlerken iki başvuru yolu arasında derdest bir durum olup olmadığını araştırma amacı gütmediği açıktır. 5684 sayılı Kanun madde 30/23 "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında dakıyasen uygulanır." HMK madde 114/2 "Diğer kanunlarda yer alan şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." anlamında getirilmiş, bir "dava şartı" niteliğindedir ve HMK madde 115/1 gereği "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." HMK madde 115/ (2) "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Şu durumda az yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince 17.08.2023 tarihli İtiraz Hakem Heyeti kararının değinilen hukuksal düzenlemelere aykırı bulunması nedeniyle bozulması görüş ve düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun değişik gerekçe ile Düzeltilerek onama yönünde oluşan kararına katılmıyorum.