Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/4303 E. 2025/6064 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4303
Karar No
2025/6064
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/204 D. İş, 2022/164 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-1798 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: 2021/172348

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın kusuru ile gerçekleşen çift taraflı trafik kazasında karşı araç sürücüsünün vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldığını açıklamış, ıslah dilekçesiyle birlikte davacı eş ... için 92.327,56 TL, anne .... için 62.902,08 TL, baba ... için 31.912,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne ... için 92.327,56 TL, ... için 62.902,08 TL, ... için 31.912,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, hesap raporunun ve hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olabileceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu karşı araç sürücüsünün vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonları'nın 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar için hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar ayrı ayrı değerlendirildiğinde davacılardan ... için hükmedilen tazminat miktarları kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin davacı ... yönünden sunduğu temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3- Davacılar, davaya konu trafik kazasında hayatını kaybeden sürücünün eşi, anne ve babası olduğunu, vefat nedeniyle de destekten yoksun kaldığını ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuştur. Destekten yoksun kalma iddiası ile açılan dava, ölümden sonraki süre boyunca doğacak zararın tazmini talebini kapsamaktadır. Bu nedenle yargılama boyunca davacının değişen durumu tazminatın belirlenmesi yönünden etkili olacaktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için her şeyden önce destek alma hakkı olan kişinin, destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla; dul kalan eşin yeniden evlenmesi halinde destekten yoksun kaldığı sürenin önceki eşin ölüm tarihi ile yeniden evlenme tarihi arasındaki süreye göre hesaplanması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinde, davacı eş ...'ın 20.12.2021 tarihinde, desteğin ölümünden sonra evlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Hakem Heyetince davacı ... 'ın yeniden evlendiği hususunun göz önünde bulundurularak desteğin ölüm tarihi ile davacının yeniden evlendiği tarihe kadarki gerçek zararının hesaplanması için yeni bir bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4- Trafik kazası sonucu destek ölmeseydi hayatın olağan akışı içinde bekar ise evleneceği, evli ve çocuksuz ise en az iki çocuğunun olacağı varsayılmalıdır. Eş, çocuklar ile anne ve babanın desteklenen olduğu durumlarda destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir miktarını kendisine bir miktarını eşine, bir miktarını çocuklarına, bir miktarını da anne ve babasına ayıracağı kabul edilmektedir. Eş ve çocuklar ile ana ve babaya pay verildiği durumda desteğe 2, eşe 2, çocuklar ile ana ve babaya 1’er pay verilerek bu payların desteğin tüm gelirine oranlanarak bulunacak sonuca göre destek tazminatları belirlenmelidir. Destekten çıkan çocukların payları ise eş ve desteği ile diğer çocuklara dağıtılacak ana ve babaya verilmeyecektir. Ancak ana veya babadan biri destekten çıktığında çıkanın payı diğerine verilecektir. Dosyanın incelenmesinde, desteğin çocuksuz olarak vefat ettiği, paylarının sadece eşi, annesi ve babası düşünülerek belirlendiği, muhtemel çocukların pay hesabına dahil edilmediği görülmektedir. Bu durumda hesaplama yapılırken yukarıda belirtildiği gibi çocukların pay durumu da gözetilerek doğru pay dağılımı yapılmak üzere hesaplama yapılması gerektiğinden hükmün bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 5-5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı ... ve...lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... yönünden sunduğu temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılar.... ve .... yönünden diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3-Yukarıda (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılar ... ve ... yönünden temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/4303, K. 2025/6064, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-4303-e-2025-6064-k-d23d43bb86c1