Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1100 E. 2025/1510 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1100
Karar No
2025/1510
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1100 KARAR NO : 2025/1510

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.07.2025 NUMARASI : 2025/362 E. DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 30.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30.10.2025

Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.07.2025 tarih 2025/362 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili, davacılardan .....'ın şirketteki hisselerini devretmediğini ve halen ortak konumunda bulunduğunu, aktif dava ehliyetlerinin bulunduğunu, istinaf incelemesi sonucunda kararının usuli eksiklikler nedeniyle ortadan kaldırıldığını, dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazdaki şirkete ait hisse satışının TTK'nun 408/2-f kapsamında geçersiz olduğunu, belirterek; davacıların hissedarı bulunduğu .....A.Ş. adına kayıtlı iken davalı .... . tarafından davalı .... Şti.ne satılan dava konusu... ili, .... ilçesi,... Mahallesi ... ada ....parsel sayılı taşınmazın..../... hissesi üzerine üçüncü kisilere devrini önlemeye yönelik ihtiyati tedbir konulmasına, dava konusu taşınmaz davalı ....Şti. tarafından hali hazırda üçüncü kişilere kiralandığından kiracının kira bedelini mahkeme veznesine veya mahkemece tayin edilecek bir banka hesabına yatırmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, iddia konusu vakıaların yaklaşık ispat seviyesinde ispatlanamamasına, tarafların ve davacıların ortağı olduğu şirketin durumları dikkate alındığında hukuki güvenlik ilkesinin açıkça ihlal edilmemesinin gerekmesine, ölçülülük ilkesi uyarınca geçici hukuki koruma ihdasının menfaatler dengesine uymamasına göre şartları oluşmayan taşınmaz üzerindeki hissenin üçüncü kişilere devrinin önlenmesine ve taşınmaz ile ilgili kira bedellerinin tedbiren ayrı bir hesaba yatırılmasına yönelik tüm hukuki geçici koruma taleplerinin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, açılan davada ihtiyati tedbir talep edilmesi üzerine mahkemece 22.12.2021 tarihli ön incelemeye davet tutanağının 17.maddesinde satış bedeli %20 oranına isabet eden 4.400.000,00-TL nakdi veya gayrı nakdi teminatın yatırılması halinde .... ili, ....ilçesi, .... mahallesi....ada .... parsel sayılı tasınmazda davalı sirket adına kayıtlı bulunan..../..... payın üçüncü kisilere devrinin önlenmesi açısından sözü edilen ../..hissenin tapu kaydı üzerinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, o dönem için ihtiyati tedbir harcını yatıramadığından tebdir kararı uygulanamadığını, herhangi bir yeni delil veya koşul değişikliği bulunmamasına rağmen bu kez tedbir talebinin red edildiğini, dava konusu taşınmazın kiralandığının TAKPAS sistemi üzerinden tespit edildiğini, davacının açıkça maddi kaybın doğduğunu, somut davada hak kaybı riski olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin ret gerekçesi hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmaz satışının şirketin önemli miktarda varlığının toptan satışı olduğunu, daha önce ihtiyati tedbir talebi kabul edildiği tarihte yerel mahkemece henüz bilirkişi raporu da alınmadığını, kararda yeterli gerekçeye yer verilmediğini, dava konusu taşınmazın dava dışı ..... A.Ş.'nin tek taşınmazı ve şirketin en önemli varlığı olup genel kurul kararı alınmadan davalı .... tarafından davalı ....Şti.'ne genel kurul kararı olmaksızın satılmasının Türk Ticaret Kanunu 408/2-f kapsamında batıl ve yok hükmünde olduğunu, tedbir koşullarının oluştuğunu, belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili isitnafa cevap dilekçesinde davacıların istinaf başvurusunun reddi talep etmiştir. GEREKÇE : Talep ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir. 1.Dairemizce HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle ve kamu düzenine ilişkin nedenlerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2.HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. 3. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Madde de bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü ve ya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlenmiştir. 4.Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Açıklandığı üzere ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için yaklaşık ispatın varlığı şarttır. 5. 6102 sayılı TTK 538.maddesi uyarınca, şirket tasfiye aşamasında bile olsa, tasfiyeye yol açacak ölçüde şirket aktiflerinin toptan satılması şirket genel kuruluna ait mutlak bir yetkidir. Şirkete ait tek taşınmazın genel kurul kararı olmadan, yönetim kurulu kararı ile satışı geçersizdir ve bu satışın geçersizliğini ilgili herkes dava konusu yapabilir.(Yargıtay 11. HD'nin 09.01.2014 tarih ve 2013/16728 E. - 2014/329 K. ) 6. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere kiralandığından bahisle kiracının kira bedelini mahkeme veznesine veya mahkemece tayin edilecek bir banka hesabına yatırmasına yönelik ihtiyati tedbir istemini yönünden söz konusu talebin içierği, davanın konusunu oluşturmadığından anılan istem yönünden ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf itirazları yerinde değildir. Ancak, davacıların dava dışı şirketin ortağı olduğunu ileri sürerek dava dışı bu şirkete ait olan ve şirketin önemli miktarda mal varlığını oluşturduğu iddia edilen taşınmazın şirketi temsile yetkili yönetim kurulu tarafından genel kurul kararı olmasızın satışına ilişkin devirin geçersiz olduğunu ileri sürülerek taşınmazın yeniden dava dışı şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiş olmaları, dava dışı şirkete ait iken satış yoluyla davalı adına tescil edilen taşınmazın dava ve uyuşmazlık konusu olup bu taşınmazın yargılama sırasında devri halinde davanın konusuz kalabilecek olması, davacının dava konusu hakkını elde etmesinin imkansız hale gelme ihtimali ve bu durumda ileride telafisi imkansız zarara ve ayrıca yeni uyuşmazlıklara da sebebiyet vereceği göz önünde alındığında; mevcut dosya kapsamı, delil durumu ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle taşınmazın devrinin önlenmesine yönelik davacının ihtiyati tedbir kararı verilmesi için haklılığını yasaya uygun ve yaklaşık olarak ispat ettiği, anlaşılması karşısında, 6100 sayılı HMK'nın 389. vd ile 392 ve 87. maddesi gereğince davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın devrinin önlenmesine yönelik taşınmaz üzerine satış bedelinin % 20'si oranına isabet eden teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmesi gerekirken aksi yönde varılan hukuki kabul de isabet görülmemiştir. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu kısmen yerindedir. Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmasına, dava konusu taşınmazın devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M; Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.07.2025 tarih 2025/362 E. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile talep resmi bir belgeye veya kesin bir delile dayanmadığından şimdilik takdiren satış bedelinin % 20 oranına isabet eden 4.400.000,00-TL karşılık gelecek mal varılığı değerinin davacı tarafından teminat olarak dava dosyasına depo edildiği takdirde, davalı adına kayıtlı olmak kaydı ile dava konusu ... ili, .... ilçesi, ...mahallesi.... ada ... parsel sayılı taşınmazda davalı şirket adına kayıtlı bulunan ../... payın üçüncü kişilere devrinin önlemesi amacı ile taşınmaz üzerine İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, fazlaya ilişkin tedbir talebinin ise REDDİNE, 3-İhtiyati tedbir kararının infazına ilişkin hususların ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 4-Davacının yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise REDDİNE, 5-İstinaf yoluna başvuran ihtiyati tedbir isteyen davacıların ödediği istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, 6-İstinaf başvurusu nedeni ile ihtiyati tedbir isteyen davacılar tarafından yapılan 1.683,10-TL istinaf başvuru harcı olan istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak ihtiyati tedbir isteyen davacılara verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 30.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1100, K. 2025/1510, T. 30.10.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1100-e-2025-1510-k-6bfc138cce32