Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/4136 E. 2025/8579 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4136
Karar No
2025/8579
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/295-2022/308 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş olup duruşma istemi miktar itibarıyla reddedilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.01.2021 tarihinde davacının aracı ile davalıya Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının aracının hasar gördüğünü, davacının aldığı eksper raporuna göre davacının aracındaki hasar miktarının 115.308,22 TL olarak tespit edildiğini, kaza tarihinde maddi hasarlar için Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) teminat limitinin 43.000,00 TL olduğunu, davacının aracındaki ZMSS teminat limitini aşan kısmın 72.308,22 TL olup, eldeki davada İMSS teminatı kapsamında araçtaki bakiye zararı talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.100,00 TL hasar bedeli tazminatı ve 1.586,49 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 6.686,49 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini toplam 73.699,30 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, İMSS teminatının, ZMSS teminat limitini aşan kısım yönünden geçerli olduğunu, davaya konu olayda ZMSS teminatı kapsamında davacıya ödeme yapılmadığını, davacının aracındaki hasar ile kazanın meydana geliş şekline ilişkin beyanların uyumsuz olduğunu, kazanın bilinçli olarak yapıldığını, davalı tarafından alınan araştırma raporu ve teknik raporda bu durumun tespit edildiğini, davalının sigortalısının kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sürücülerin kendi aralarında düzenledikleri maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, dosya kapsamında sigorta eksperi bilirkişiden alınan 24.11.2021 tarihli rapora göre davacının aracındaki hasar nedeniyle KDV dahil 115.112,81 TL tazminat talep etmeye hakkının olduğu, söz konusu tutardan 43.000,00 TL ZMSS teminatının mahsup edilmesi neticesinde 72.112,81 TL hasar tazminatının hesaplandığı, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1 inci maddesine göre sigortacının, sigortalı aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin edeceğinin hüküm altına alındığı, buna göre davalı ... şirketinin trafik sigortasının teminatının üzerinde kalan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 72.112,81 TL hasar bedeli tazminatı ve 1.586,49 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 73.699,30 TL tazminatın 30.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin davaya konu hasarın uyumsuz olduğu, davacının bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getiremediği yönündeki itirazının incelenmesinde, hasarın beyan edildiği şekilde gerçekleşmediği hususunu ispat külfetinin somut olayda davalı sigortacıda olduğu, sigortacının rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlaması gerektiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin doğru olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, meydana gelen kaza ile davacı tarafın beyanlarının uyumsuz olduğunu, bu hususun davalı tarafça alınan araştırma raporu ve teknik rapor ile tespit edildiğini, aynı kaza ile ilgili Sigorta Tahkim Komisyonunda üç ayrı başvurunun bulunduğunu, 2021.E.154290 sayılı tahkim dosyasında davacı ...’in davalıdan ZMSS poliçesi kapsamında tazminat talep ettiğini, söz konusu dosyada meydana gelen kazanın davacı beyanları ile uyumsuz olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiğini, 2021.E.150311 sayılı tahkim dosyasında davalı nezdinde kasko sigortası olan karşı aracın sahibinin aracındaki hasarın kasko sigortası kapsamında davalıdan tahsilini talep ettiğini, söz konusu dosyada meydana gelen kazanın davacı beyanları ile uyumsuz olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiğini, eldeki dosya olan 2021.E.154458 sayılı tahkim dosyasında ise davacı ...’in davalıdan İMSS poliçesi kapsamında tazminat talep ettiğini, hakem heyetinin başvurunun kabulüne karar verdiğini, meydana gelen kaza ile davacı tarafın beyanlarının uyumsuz olması sebebiyle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın bilinçli olarak yapıldığını, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verildiğini, eldeki dosyada diğer dosyadaki bilirkişi raporları ile meydana gelen çelişkiyi gideren üç kişiden oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan raporu hazırlayan bilirkişinin makine mühendisi olmadığını, bu nedenle meydana gelen olayın uzmanlık alanı dışında olduğunu, sigortalının doğru ihbar yükümlülüğüne ve dürüstlük kurallarına aykırı hareket etmesi sebebiyle davalının zararı tazmin sorumluluğunun bulunmadığını, sigortalı tarafından somut olaya ve kazanın meydana geliş şekline ilişkin gerçeğe aykırı beyanlarda bulunulduğunu, sigortalının rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmemesi veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar etmesi halinde ispat külfetinin yer değiştireceğini, rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfetinin sigortalıya geçeceğini, eldeki olayda ispat külfetinin yer değiştirdiğini, hasarın teminat dışı olduğu hususunun taraflarınca sunulan delillerle ispat edildiğini, davacı tarafından hasarın teminat içinde olan bir rizikodan kaynaklandığının ispat edilemediğini, 6102 sayılı TTK’nun 1448 inci maddesi ve Sigorta Genel Şartları gereği sigorta ettiren zararın doğmasını önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak önlemleri almakla yükümlü olduğunu, bu yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bu nedenle hasar hesabında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen hasar tazminatının fahiş olduğunu, yedek parça ve işçilik fiyatlarının fazla olduğunu, iskonto uygulanması gerektiğini, raporda tespit edilen araç rayiç bedelinin fahiş olduğunu, davalının KDV’dan sorumlu olmadığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2 inci maddesinde “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” hükmünün bulunduğunu, eldeki başvurunun dürüstlük kuralına aykırı olarak kötü niyetle yapıldığını, başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının aracının hasar görmesi sebebiyle davacının talep ettiği araç hasar tazminatı ve ekspertiz ücretine ilişkindir. 1.Davacı vekilinin dava dilekçesinde, 13.01.2021 tarihinde davacının aracı ile davalıya Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının aracının hasar gördüğünü, davacının aldığı eksper raporuna göre davacının aracındaki hasar miktarının 115.308,22 TL olarak tespit edildiğini, kaza tarihinde maddi hasar bakımından ZMSS teminat limitinin 43.000,00 TL olduğunu, davacının aracındaki ZMSS teminat limitini aşan kısmın 72.308,22 TL olduğunu belirterek İMSS teminatı kapsamında araçtaki bakiye zararın davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, dosya kapsamında sigorta eksperi bilirkişi tarafından hazırlanan 24.11.2021 tarihli rapor benimsenmek suretiyle başvurunun kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin karara karşı itirazının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “sigortanın kapsamı” başlıklı A.1. maddesi uyarınca, sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1 inci maddesine göre ise sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bu düzenlemeler karşısında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminat limitinin aşılması durumunda ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesine başvurulabilir. Dosya kapsamındaki sürücülerin kendi aralarında düzenledikleri maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında, davacı sürücünün Kemerburgaz Kemerine yaklaştığı esnada yavaşladığı, davalıya sigortalı aracın davacının aracına arka kısmından çarptığı, davacı sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının sağ ön kısmı ile kemer duvarına çarptığının kayıtlı olduğu, kazanın bu şekilde meydana geldiğinin açıklandığı görülmüştür. Dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesinden, karşı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesinin de davalı ... tarafından düzenlendiği, davacı ...’in, davalı ... aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 10.08.2021 tarihinde 2021.E.154290 sayılı tahkim başvurusunda bulunduğu, davacının bu dosyada aracında meydana gelen hasarın ZMSS poliçesi kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, söz konusu dosyada Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 10.01.2022 tarihli ve K-2022/8955 sayılı kararı ile; davalı ... tarafından dosyaya sunulan belgelere (teknik rapor ve araştırma raporu, usulüne uygun sunulmuş Kati Ekspertiz raporu) bakıldığında hasarın davacı vekili tarafından dava dilekçesinde belirtildiği şekilde gerçekleşmediği kanısının oluştuğu, özellikle davalı tarafından sunulan adli bilirkişi ... tarafından hazırlanan teknik rapordaki fotoğraflara bakıldığında, iddia edilen çarpma sonrası yere dökülen parçaların son duruş noktasında bulunduğu, buna göre çarpma noktasının en fazla bir metre önce olması gerektiği, davalıya sigortalı aracın önde bulunan davacının aracını ittirmediği, öndeki aracın durma anında iken arkadan gelen sigortalı aracın vurması sonucu olay anında belirtilen durumun oluştuğunun bilirkişi tarafından rapor edildiği, hasarın teminat kapsamı dışında kaldığı, ispat külfetinin de yer değiştirdiği, davacı tarafından usulüne uygun olmayan, kaza tarihinden çok sonra araç görülmeden alınan ekspertiz raporu ve davacı vekilinin kısa açıklaması ve sunduğu siyah beyaz fotoğraflar dışında ispata yönelik bir belgenin sunulmadığı, oluşa ve dosya kapsamına göre oluşan zararın poliçenin kapsamı içinde meydana gelmediği, davalı ... şirketinin savunmalarının aksinin ispat edilemediği, bu nedenle davalı ... şirketinin sorumluluğunun oluşmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edildiği, İtiraz Hakem Heyetinin 03.04.2022 tarihli ve 2022/İHK-14855 sayılı kararı ile; kazanın kurgu olduğuna dair dosyada yer alan denetime açık ve açıklayıcı şekilde olayın oluş şekli detaylandırılarak hazırlanan teknik rapordaki tespitlerin kendi içinde tutarlı bir şekilde ortaya konulduğunun görüldüğü, öte yandan tazminat talebine konu aracın daha önce çatışmaya karıştığı ve bir çok yerinden kurşunlandığı, döşemesinde ve emniyet kemerinde kan lekeleri halen dururken tamir dahi ettirilmeden satın alındığı, aküsüne de kurşun isabet ettiği ve bir çok elektrik aksamının bozulduğu, sol ve ön kapılarında araç kolunun ve aracın önünde farlarının dahi bulunmadığı, bu şekliyle satın alınan araçla trafiğe çıkılmış olmasının hayatın olağan akışına ve genel hayat tecrübelerine göre beklenen bir durum olmadığı, buna karşın davacı vekilinin de söz konusu iddiaları çürütecek herhangi bir delil dosyaya sunmadığı da dikkate alındığında davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte, karşı aracın Kara Araçları Kasko Sigortasının da davalı ... tarafından düzenlendiği, aracın maliki olan ...’ın, davaya konu trafik kazasında kendi aracında meydana gelen hasarın tazmini için 04.08.2021 tarihinde davalı ... aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 2021.E.150311 sayılı tahkim başvurusunda bulunduğu, bu dosya kapsamında Uyuşmazlık Hakem Heyetince sigorta eksperi bilirkişi ...’dan alınan 14.12.2021 tarihli raporda, dava konusu hasarın uyumsuz olduğu, iddia edildiği gibi belirtilen yerde ve şekilde olmasının teknik olarak ve fizik kuralları gereği mümkün olmadığı, davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı yönünde kanaat bildirildiği, aynı dosyada hakem heyetince sigorta eksperi bilirkişi ...’dan alınan 07.01.2022 tarihli raporda ise kaza sonrasında araçların yol ve kemer duvarıyla olan duruş açıları ile ön tekerleklerin düz durumda olması göz önüne alındığında, hadisenin kaza tespit tutanağında belirtildiği şekilde gerçekleşemeyeceğinin bildirildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 17.01.2022 tarihli ve K-2022/14720 sayılı kararında; dosya kapsamında alınan raporlara göre davacı ...’ın aracında oluşan hasar ile kaza arasında uyum olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, karara karşı itiraz yoluna başvurulduğuna ilişkin bir belgenin ise dosya kapsamında bulunmadığı görülmüştür. Somut olayda, eldeki dosyada davalı ... tarafından sunulan araştırma raporu ve teknik raporda da davaya konu kazanın meydana geliş şekli ile sürücülerin kendi aralarında düzenledikleri maddi hasarlı kaza tespit tutanağındaki beyanların uyumlu olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, davacının ZMSS poliçesi kapsamında aracındaki hasarın davalıdan tahsiline ilişkin davalı aleyhine yaptığı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdindeki 2021.E.154290 sayılı tahkim başvurusunun hakem heyetince reddine karar verildiği, yine karşı araçtaki hasarın kasko sigortası kapsamında davalıdan tahsili amacıyla yapılan 2021.E.150311 sayılı tahkim başvurusunun da hakem heyetince reddedildiği, bu haliyle davacının aracındaki hasarın dava dilekçesinde iddia edildiği şekilde meydana gelip gelmediğinin sabit olmadığı, dosyadaki belgeler kapsamında davacının aracındaki hasar ile 13.01.2021 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazası arasında uygun bir nedensellik bağı kurulamadığı, buna göre dosyadaki delillerin davacının iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Davacının aracındaki hasarın dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Şu durumda, davacının aracındaki hasara 13.01.2021 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazasının sebep olup olmadığı hususu eldeki dosya kapsamında tespit edilemeyip, taraflara tüm delillerini sunma imkanı verilmesi ve bu delillerin değerlendirilmesi gerektiğinden, yeterli delil toplanmadan dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre verilecek kararın adil yargılanma hakkına aykırı olacağı da gözetilmek suretiyle, belirtilen tüm bu işlemlerin genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilebilmesi için, dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/4136, K. 2025/8579, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-4136-e-2025-8579-k-2afb2865e539