Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/2689 E. 2026/3845 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2689
- Karar No
- 2026/3845
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1736 E., 2025/39 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; davalıların eylemleri nedeniyle yoğun ruhsal travmalar yaşadığını, kendisinin ve oğlunun ruhsal acılar çekmesine sebep olduklarını, davalıların haksız fiili nedeniyle Adli Tıp Kurumu'na gitmesi gerektiğini, ... Asliye Ceza Mahkemesindeki 2021/277 sayılı dosyada hakimin "Güzellikle gitmezseniz polis zoruyla gidersiniz Adli Tıpa" cümlesini söylenmesine sebep olduklarını ve bu şekilde kendisinin ve oğlunun onurunun kırıldığını, oğlunun görevine usulsüz son verme işlemi gerçekleştirdiklerini, psikolojik travma yaşamalarına ve acı çekmelerine sebep olduklarını, bu nedenle ilaçlarını alamadığını, maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek 7.500,00 TL maddi, 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının iddialarının mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun, soyut, usul ve esasa da aykırı olduğunu, davacı şahsın ve oğlunun kendilerine hakaret ve tacizleri olduğunu, davacının bu kovuşturmadan dolayı iş bu davaya hasmane tutumla başvurduğunu düşündüğünü, davacının tazminat taleplerinin nedeninin belli olmadığını, oğlunun müstafi sayılma sürecinde evlerine yapılan resmi tebligatları ise hakaret ve taciz olarak algıladığını, davacının tarafına sürekli davala açması, hakimleri reddetmesi, savcılık, CİMER ve idari makamlara tarafını sürekli şikayet etmesinin bilimsel tanı olarak da tespit edilen dava paranoyasına sahip olması nedeniyle gerçekleştiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davada herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını, davacının bu davadaki amacının sebepsiz zenginleşme olarak değerlendirilmekten öteye gidemediğini, dava konusu olaylarda doğrudan etkilenen kişinin davacının oğlu olduğunu, dolaylı bir zarar kabul edilemeyeceğini, husumet açısından davanın reddi gerektiğini, manevi tazminatın belirsiz alacak olarak açılamayacağını ve sonradan artırılamayacağını, davanın hem usule aykırılık taşıdığını, hem de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mahkemenin 23.11.2023 tarihli duruşmasına katılmadığı, iş bu dosyanın işlemden kaldırıldığı, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık süre içerisinde davacı davasını yenilememiş olduğundan, HMK'nın 150/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; davanın ön incelemesine katılarak bakıma muhtaç, engelli raporlarını sunduğunu ve tüm duruşmalara katılamayacağını belirtir mazeretlerini bildirdiğini, 24.01.2023 tarihinde ...'da hastanede heyete gitmesi gerektiği için duruşmaya kabul edilebilir mazeret ve yasal zorunluluk nedeniyle katılamadığını, duruşmanın başlangıcındaki hakim ile aralarında husumet olmasına ve reddi hakim talebine rağmen yargılamanın sonlarına kadar bu hakimin duruşmayı sürdürdüğünü, dolayısıyla aynı hakimin duruşmalara katılmadığını, takip etmediğini esas alarak bu davanın açılmamış sayılmasına sebep göstermesinin hükümsüzleştiğini ve muteber olmadığını, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini, oğlunun hukuka aykırı olarak memurluk görevine son verilmesi nedeniyle maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, kişilik haklarının ve toplumsal kimliğinin zedelendiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının bildirmiş olduğu sağlık mazeretlerini belgelendirmemiş olması nedeniyle mahkemece mazeret dilekçesinin kabul edilmemesinde isabetsizlik görülmemiş olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.