Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1723 E. 2026/207 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1723
Karar No
2026/207
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/158 E., 2023/200 K. BİRLEŞEN DOSYA 2015/ 14... /16 KARAR SAYILI DOSYA

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklı tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan ) 17. Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; 08.01.2010 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresinde olup davalılardan ... Turizm adına kayıtlı 38... plakalı araç ile yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucunda müvekkilinin eşi ...'nun vefat ettiğini, ...'nun araçta yolcu konumunda bulunduğunu ve kusuru olmadığını belirterek 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 100.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 08.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, araç sürücüsünün ... olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili bozmadan sonra açtığı birleşen dava dilekçesinde; ölen Mustafa'nın oğlu olan davacı için toplam 100.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Tur. Sey. Oto. San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; trafik kazası tespit tutanağından aracın ...'nun sevk ve idaresinde olduğunun anlaşıldığını, ayrıca ...'nun kaza sırasında alkollü olduğunu, bu nedenle müvekkili adına kayıtlı araç için sigorta şirketinden kasko bedelinin alınamadığını, olay nedeni ile gerçekte zarara uğrayan kişinin müvekkili olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... (...) Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını, araç sürücüsünün ... olduğunun sabit olduğunu, müvekkili şirketin manevi tazminattan sorumlu olmadığını, sigorta şirketine ihbarda bulunulmadığı için dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin 06.02.2015 tarihli ve 2015/182 73... /36 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile davacı ... ... için 137.375,35 TL destekten yoksun kalma tazminatının 50.000,00 TL'sinin davalılar ... Tur. Sey. Oto. San. Tic. Ltd. Şti. ve davalı ...'den kaza tarihi olan 08.01.2010 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş (... Sigorta A.Ş)'den poliçedeki limitle sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 87.375,35 TL'sinin ıslah tarihi olan 07.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ...'ya ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Anılan kararın temyizi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.06.2018 tarihli 2015/182 73... /6100 Karar sayılı kararıyla; "sürücü olduğu iddia edilen davalı ... hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir beraat kararı olup, her ne kadar hukuk hakimi ceza mahkemesince verilen beraat kararı ile bağlı değilse de, somut olayda, sürücünün kimliği ile ilgili olarak, gerek kaza tutanağı gerekse görülen davanın yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporları da birbiri ile tam olarak örtüşmemiş ve mahkemece kaza anında aracın kimin tarafından kullanıldığı hususu somut şekilde tespit edilmeden hüküm kurulmuştur. Aracın kaza sırasında destek Mustafa mı yoksa davalı ... tarafından mı kullanıldığının tespiti, sağlıklı bir karar verilebilmesi ve tarafların sorumluluklarının net olarak belirlenebilmesi açısından ön koşul olup, eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, aracın kaza anındaki sürücüsünün net olarak tespit edilmesi yönünden ATK Genel Kurulundan, ceza dosyası, kaza tutanağı, olay yeri inceleme görgü ve tespit tutanağı, fotoğraflar, müteveffa Mustafa'nın otopsi raporu, müteveffa Mustafa ve davalı ...'un yaralanma durumları, araçtaki kan izleri, aracın aldığı darbe yerleri ve hasar durumu, ifadeler, dosya kapsamındaki bilirkişi raporları vs. veriler de irdelenerek açıklamalı, ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili ve davacı asil ikinci kez işlemsiz bırakılan ve davalılar tarafından da takip edilmeyen dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/6 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; son duruşma tarihi olan 12.09.2023 tarihli duruşma için mazeret dilekçesi göndermediklerini, davacı asilin duruşmaya katıldığını ancak mahkemece davacı asilin duruşmaya gerekçesiz olarak alınmadığını ve haliyle isminin de zapta yazılmadığını, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, son duruşma zaptında davacı asil ile davacı vekilinin mübaşir vasıtasıyla isimlerinin bir çok kez anons edildiğinin de yazılı olması karşısında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1723, K. 2026/207, T. 07.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-1723-e-2026-207-k-f356b0e408b7