Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/1792 E. 2025/15049 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1792
- Karar No
- 2025/15049
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4065- 2024/4744 İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/243 Esas - 2022/12 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... AŞ vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. .. ile davalı ... vekili Av. ..ve davalı ... San. AŞ vekili Av. ..geldiler. Tarafların vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.11.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Yargılamanın iadesini talep eden davalı ... vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından müvekkili idare aleyhine 13.07.2011 tarihinde 2011/357 Esas sayılı dosyasına kayden tazminat davası açıldığını, açılan bu davanın 30.10.20 12... /711 Karar sayılı ilam ile davanın kabulüne karar verildiğini, tarafların temyiz başvurusunda bulunması neticesinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2014/119 91... /17218 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulduğunu, dosyanın yeni esasının 2015/74 olduğunu ve bu dosyanın da 16.06.2015 tarihinde 2015/233 Karar sayısı ile karara çıktığını, bu karar hakkında da temyiz başvurusunda bulunulduğunu ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kararın 2015/13846 E.2016/731 K. sayılı ilam ile onanmasına karar verildiğini, karar düzeltme talebinde bulunulduğunu, ancak bu talebin de Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2016/6098 E. 2016/11905 K. sayılı ilamı ile reddedildiğini, böylece kararın kesinleştiğini, Çorlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olan 2009/135 E. 2012/30K. sayılı davanın da aynı konuya ilişkin açıldığını ve gerekçeli kararının gerekçe kısmında "ruhsat sahibi ruhsat sahası içinde kamu kurum ve kuruluşundan hammadde üretim izni verilen alanla ilgili olarak herhangi bir hak talep edemez" hükmü karşısında ruhsat sahibinin dahi talep edemeyeceği bir tazminatın, ruhsat sahibinin rödavansçısı olarak maden üretici tarafından talep edilmesi mümkün değildir." denilerek tazminat taleplerinin reddedildiğini ve bu kararın 28.02.2012 tarihinde kesinleştiğini, 2012/672 E. sayılı dosyanın da benzer nitelikte olup benzer nitelikteki başka faaliyetler için yapılacak kamulaştırma işlemleri bakımından da faydalanılmak üzere bu dosya kapsamında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünden bir görüş alındığını, buna göre davacı tarafın söz konusu alanda üretim yapabilmesi için 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinde yer alan işlemlerin tamamlanması suretiyle işletme iznine sahip olması gerektiğini, madenler devletin hüküm ve tasarrufu altında olup o alanların mülküne sahip olmanın madene sahip olma ve tasarrufta bulunma hakkı vermediğini, 16.01.2020 tarihli yazı ile Maden ve Petrol işleri Genel Müdürlüğü tarafından madenler devletin tasarrufunda olduğundan mülk sahibinin tasarrufunda olmadığından ve 59/2005-16 sayılı hammadde üretim izni Maden ve Petrol İşteri Genel Müdürlüğü tarafından "Kınalı Ayr- Tekirdağ il Çevre ve Keşan ilçesi Bağ.Yolları, Kuzey Marmara ve Çanakkale Otoyolları” projesinde kullanılmak üzere müvekkili İdareye verildiğinden yukarıda bahsi geçen hükümler doğrultusunda mülkiyeti başkasına ait olan parsellerdeki maden değerinin hesaplanmasının uygun olmayacağı"nın açıkça ifade edildiğini, benzer nitelikte açılan diğer davada bu yöndeki taleplerin reddedildiğini ve ayrıca bu konuda en yetkili makam olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ''mülkiyeti başkasına ait olan parsellerdeki maden değerinin hesaplanmasının uygun olmayacağı" konusundaki açık görüşü de dikkate alındığında Mahkemece tespit edilen bedelin ödenmesi halinde kamu zararı oluşacağı ve karşı taraf açısından sebepsiz zenginleşme söz konusu olabileceğini, bahsi geçen karar ile benzer nitelikte aynı konuya sahip aksi yönde başka bir kesinleşmiş kararın varlığı ile yargılama sırasında temin edilememiş ve kararı etkileyebilecek nitelikte bir belgenin yeni ele geçirilmiş olması sebebiyle Mahkememizce 16.06.2015 tarih ve 2015/ 74... /233 K. sayısı ile verilen kararın HMK m.374 vd. hükümlerine göre kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Yargılamasının yenilenmesi talep edilen dosyada davalı ... San. Turizm ve Tic. AŞ vekili dilekçesinde; sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere söz konusu yazılar ve Yargıtay ve istinaf kararlarının yargılamanın yenilenmesini gerektiren lehlerine sonuç doğuracak hususları ortaya koyduğunu belirterek yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabulünü talep ettiklerini belirtmiştir. II. CEVAP Yargılanmanın yenilenmesi davasında davalı ... Yapı San. ve Tic. AŞ vekili beyan dilekçesinde; dava dilekçesinin HMK 119/1 maddesinde sayılan hususları içermesinin yasal zorunluluk olduğunu, yenileme talebinde bulunan tarafça sunulan dilekçede yer verilen dava dosyalarının kimler arasında görüldüğü belirsiz olduğu gibi huzurda görülerek kesinleşen dava dosyası ile ne ilgisinin bulunduğunun da dilekçe içeriğinde ayrıntılı ve açık bir şekilde belirtilmediğini, yine bir idari organ tarafından herhangi bir makama sunulan bir görüşün ne zamandan beri yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında yer aldığı veya bu yönde bir yasal düzenlemenin mi olduğunun da yenileme talebinde bulunan tarafça açıklanması gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375. maddesinde “Yargılamanın iadesi sebepleri” sayılmış olup tahdidi olarak gösterilen bu sebepler dışında bir sebeple yargılamanın iadesinin istenemeyeceğini, davalı yanca ileri sürülen yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2022 Tarih ve 2020/243 Esas - 2022/12 Karar sayılı kararı ile somut olayda davacılar vekili yargılamanın iadesi sebebi olarak HMK'nın 375 maddesindeki 1- ç bendinde belirtilen ''yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan sebeplerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması'' gerekçesine ve aynı maddenin 375/1-ı maddesindeki ''bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması'' sebebine dayandığı, yargılamanın iadesi istenilen dosyada ve delil olarak gösterilen Çorlu 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/135 Esas sayılı dosyasındaki tarafların farklı olduğu, aynı şekilde konusunun farklı olduğu, yenileme talep edilen dosyada dava konusunun .. ilçesi, .. mahallesi 4 14... parsel olduğu, oysa yenilemeye delil gösterilen Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/135 Esas sayılı dosyasında ise dava konusunun .. ilçesi, .. mahallesi 4 14... parsel olduğu, dolayısıyla HMK'nın 375/1-ı maddesindeki şartların oluşmadığı yine her ne kadar diğer yargılamanın iade sebebi olan HMK 375/1-ç bendinde belirtilen yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan sebeplerle elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması sebebine dayanılmakta ise de yargılamanın iadesini talep eden davalı tarafın dayandığı ...'ne ait belge resmi kurumca düzenlenmiş bir yazı niteliğinde olup taraflardan herhangi birinden sadır olan bir belge olmadığı, oysa yargılamanın iadesini talep eden tarafın dayandığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün 16.01.2020 tarihli yazısının bu anlamda taraflardan sadır olan bir belge niteliğinde bulunmadığı, taraflar açısından herhangi bir bağlayıcılığının bulunmadığı, kaldı ki söz konusu dayanılan belgenin de yargılama sırasında mevcut olup taraflardan birince yargılama aşamasında elde edilemeyip kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması gerekmekte olup söz konusu Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün yazısı yargılama aşamasında mevcut olmayıp 16.01.2020 tarihinde oluşturulan bir belge olduğu, yargılamanın iadesi sebebi gerçekleşmediğinden yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı ... Sanayi ve Turizm A.ş ve davalı ... vekillerince yasa yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 04.06.2024 tarih ve 2023/12364 Esas- 2024/5660 Karar sayılı ilamı ile yargılamanın yenilenmesinin bağımsız bir dava niteliğinde olduğu, mahkemece verilen kararın da yeni bir karar olduğu, yargılanmanın yenilenmesi talebi hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen kabul veya ret kararlarının, istinaf kanun yolunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilmişse, temyiz ve tashih-i karar yoluna; sonra verilmişse, istinaf ve temyiz yoluna tabi olacağı, dosya Dairemize gönderilmiş ise de; 20.07.2016 tarihinden sonra verilen bağımsız yeni bir dava niteliğinde olan yargılamanın iadesine dair hükmün kanun yolu inceleme görevinin Bölge Adliye Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Sanayi ve Turizm AŞ ve davalı ... vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğinden yargılamasının yenilenmesi istenen Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/74 Esas sayılı dosyası ile aynı olduğu öne sürülen Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/135 E. sayılı davanın taraflarının birbirinden farklı olduğu, Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/74 Esas sayılı dosyasının Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.12.2016 tarih ve 2016/60 98... /11195 Karar sayılı ilamı ile reddedilerek 05.12.2016 tarihinde kesinleştiği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ''mülkiyeti başkasına ait olan parsellerdeki maden değerinin hesaplanmasının uygun olmayacağı" yazısının ise 16.01.2020 tarihli olduğu, buna göre söz konusu belgenin yargılama aşamasında mevcut olmadığı, talep eden tarafın yargılamanın iadesi talebine dayanak olarak gösterdiği sebeplerin HMK'nın 375. maddesi kapsamında kalmadığı anlaşıldığından davalı ... Sanayi ve Turizm A.Ş ve davalı ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... Sanayi Şti. ve davalı ... vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Sanayi ve Turizm AŞ vekili dilekçesinde; önceki dilekçelerindeki beyanları tekrarla, müvekkili şirketin kusurlu olmadığını, tüm izinlerin alındığını ve talep edilen zararın söz konusu olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini beyanla kararın boulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararında talepleri dayanağı olan yazının yargılama aşamalarında elde bulunmayan ve sonradan ortaya çıkan delil niteliğinde olmadığının bildirildiğini, oysa somut olayda yargılamanın iadesi talep şartlarının mevcut olduğunu, aleyhte hüküm verilen tarafın elinde olmayan sebeplerle elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmesi ve bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi ayni olan ikinci bir davada öncekine aykırı hüküm verilmiş olması ve ikinci hükmün de kesinleşmiş olması şartlarının tam olarak mevcut olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6100 sayılı HMK'nın 375 inci maddesi gereğince yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, yargılamanın iadesi istenilen dosya ile delil olarak gösterilen Çorlu 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/135 Esas sayılı dosyasındaki tarafların ve dava konusunun farklı olduğunun anlaşılmış olmasına, yargılamanın iadesini talep eden davalı tarafın dayandığı Karayolları Genel Müdürlüğüne ait belgenin ve Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 16.01.2020 tarihli yazısının resmi kurumlarca düzenlenmiş bir yazı niteliğinde olup taraflardan herhangi birinden sadır olan bir belge niteliğinde olmadığının anlaşılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... Sanayi ve Turizm AŞ vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Sanayi ve Turizm AŞ'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalı ... Karayolları Genel Müdürlüğünden harç alınmamasına, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Sanayi ve Turizm AŞ'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.