Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/11744 E. 2025/16601 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11744
Karar No
2025/16601
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/912 E., 2025/926 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2025/İHK-71781

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince talebin kısmen kabulü ile 262.237,40 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince taraf vekillerinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 21.05.2025 tarihli ve 32906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ gereğince, tebliğin yürürlüğe girdiği 21.05.2025 tarihinden itibaren verilen itiraz hakem heyeti kararları bakımından geçerli olmak üzere; tebliğin 1. maddesi “...Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan üç yüz bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen hakem kararları için temyize gidilebilir...” şeklinde düzenlenmiştir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruda hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 262.237,40 TL olup itiraz hakem heyeti karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 300.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. O halde İtiraz Hakem Heyeti kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davalı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

Katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır ve ona tabidir. Asıl tarafın temyiz ettiği kararın temyizi kabil değilse (HMK m.362), karşı (kendi temyiz süresini geçirmiş olan taraf) taraf cevap dilekçesi (katılma yolu) ile hükmü temyiz edemez. Temyiz yoluna başvuranın temyiz talebi Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın temyiz talebi de reddedilir (HMK. m.366, 348/2). Davacı taraf kararın kendisine tebliği üzerine süresinde temyiz isteminde bulunmayıp davalının temyizine katılmak suretiyle temyiz dilekçesi vermiştir. Davalı vekilinin temyiz talebi miktardan reddedildiğinden usulüne uygun temyizin varlığından söz edilemeyeceğine göre, katılma yolu ile kararı temyiz eden davacı vekilinin de 6100 sayılı HMK’nın 348 inci maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın Mahkeme'ye gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/11744, K. 2025/16601, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-11744-e-2025-16601-k-69cda90c2bd2