Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/955 E. 2024/2792 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/955
- Karar No
- 2024/2792
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/194 Değişik İş, 2022/207 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/8869 DAVA TARİHİ : 01.07.2021 HÜKÜM/KARAR : Davalı Vekilinin İtirazının Kısmen Kabulü/Davanın Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/174489
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 102.908,26 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, davalı kurumun sürücünün kusuru ve poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, söz konusu kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve bu araca poliçe düzenlenmesi yükümlülüğünün ispat edilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak tazminat tutarının hesaplanması gerektiğini ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kaza nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre davacının % 20 oranında malul kaldığının tespit edildiği, adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün % 75 oranında, davacı yayanın ise % 25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda davalının % 75 oranındaki kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatının belirlendiği, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 102.908,26 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından davalı kuruma usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın öncelikle dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, davacıya yapılan ödeme ile davalı kurumun sorumluluğunun sona erdiğini ve yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterli olduğunu, başvuranın ceza davasında yaralanmasına sebebiyet veren şahıstan davacı ve şikayetçi olmadığını, bu nedenle davacının tazminat isteme hakkının bulunmadığını, söz konusu kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve bu aracın poliçe düzenlenmesi yükümlülüğünün bulunduğunun somut delillerle ispatı gerektiğini, davalı kurum tarafından alınan kusur raporu ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan kusur raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak davacının tazminat tutarının hesaplanması gerektiğini, davalının temerrütü söz konusu olmadığından hükmolunacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalı kuruma yapılan başvurunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan...Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 30.10.2020 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının tedavi evrakları incelenmek, fiziki muayenesi yapılmak ve kaza ile illiyeti bağı kurulmak suretiyle % 20 oranında maluliyet kaybına uğradığının tespit edildiği ve raporun usul ve mevzuata uygun olduğu, Yargıtay kararları ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve ayrıca propresif rant yönteminin uygulanması içtihat edildiğinden davalı tarafın hesaplama yöntemine ilişkin itirazının yerinde olmadığı, başvuranın hukuk davası açamaması için, başvuranın ayrıca ve açıkça şahsi haklarından vazgeçtiğine ilişkin beyanda bulunması gerektiği, dosyaya Salihli Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu tarafından verilen 15.05.2018 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın, 08.09.2017 tarihli tutanak başlıklı belgenin, davacı tarafından kaza gününde hastaneye gidildiğine ilişkin tedavi evraklarının ve kazaya tanık olan Çağlar Toprak'ın ifade tutanağının dosyaya sunulduğu ve dosya kapsamı ile davacının kimliği belirsiz bir aracın çarpması sonucu meydana gelen kaza neticesinde yaralandığı ve davacının ispat yükünü yerine getirdiği kanaatine varıldığı, kusur raporunun dosya kapsamında yer alan belge ve bilgilere uygun olduğu, aktüer bilirkişi raporunda davalı kurum tarafından yapılan ödemenin yeterli olmadığının belirlendiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99 uncu maddesi uyarınca sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü ilave edilmesi sonucu sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik görülmediği ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin diğer itirazları ise reddedilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine nisbi ve tam vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 97 ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve ... Yönetmeliği.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, davalı kuruma 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 inci maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun başvuru yapılmış olmasına, davacının maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, İtiraz Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına ve temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan adli trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, davacının soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifade esas alınarak, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir traktörün kendi sağ şeridini kullanarak dikkatli, tedbirli ve kontrollü şekilde seyretmesi gerekirken, söz konusu bu trafik kurallarına riayet etmeyerek kontrolsüz ve dikkatsiz bir şekilde yolun sağında, yaya kaldırımı bulunmayan emniyet şeridinde zorunlu nedenden dolayı yaya olarak sağ taraftan yürümekte olan davacıya, traktörün römorkunun sürtmesiyle dengesi bozulan yayanın kafa kısmına çarparak yaralanmasına neden olduğu, davacının ise yaya olarak yaya kaldırımı bulunmayan tek yönlü yolda yürümek zorunda kaldığı, bu nedenle emniyet şeridi banketini kullanarak yürüdüğü, lakin araçların kendilerini görebilmesi açısından sol şeritte bulunan emniyet şeridi banketini kullanması gerekirken dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak sağ şeridi kullandığı ve aynı istikamette arkasından gelmekte olan plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen traktörün römorkunun demirine çarpması sonucu yaralandığı, sonuç olarak dava konusu kazanın meydana gelmesinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın asli ve % 75 oranında, davacı yayanın ise tali ve % 25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davalı tarafın % 75 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile zarar hesabının yapıldığı; davalı tarafından eldeki başvurudan önce yapılan kısmi ödemenin ise davalı tarafın % 70 kusur oranına göre yapıldığı ve bu raporun dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, soruşturma dosyası ile davalı kurum tarafından ödemeye esas alınan rapor da dosya içerisine alınarak, dosyanın üniversite öğretim üyelerinden seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii edilerek tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.