Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/845 E. 2024/5906 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/845
- Karar No
- 2024/5906
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/289 - 2022/289 SAYISI : 2021/İHK-38644 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü / Davalı İtirazının Kısmen Kabulü SAYISI : K-2021/66627 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurununkısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına ve başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 04.06.2014 tarihli trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak 38.300,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri, SGK üzeri tedavi gideri olarak 1.500,00 TL ve rapor ücreti için 472,00 TL olmak üzere toplam 40.472,00 TL nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile toplam talebini 78.949,08 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporu ve tespit edilen oranı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, başvurunun kabulü ile 83.306,75 TL'nin 15.04.2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte Ray Sigorta A.Ş.'den tahsili ile başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun zamanaşımından reddi gerektiğini, maluliyet raporunun yetersiz ve gerçek durumu yansıtmadığını, davalının geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinden sorumlu olmadığını, faiz başlangıcının hatalı olduğunu ve başvuran lehine tam vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; itirazlar doğrultusunda yeniden maluliyet raporu ve hesap raporu alınarak sonucuna göre, itirazın ve davanın kısmen kabulü ile başvuru sahibinin sigorta tazminatı ödenmesi ile ilgili talebinin kısmen kabulü ile 67.707,33 TL sürekli iş göremezlik, 264,08 TL geçici bakıcı gideri, 1.500 TL tedavi gideri ve 472,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 69.943,41 TL'nin 15.04.2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile başvuru sahibine verilmesine, fazlaya ilişkin 13.463,34 TL talebin reddine ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nispi 9.892,64 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetince hükme dayanak alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, maluliyet oranının düşük belirlendiğini, kusur oranını da kabul etmediklerini, yeniden hesaplama yapılacak olursa da güncel verilen esas alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun zamanaşımından reddi gerektiğini, maluliyet raporunun yetersiz ve gerçek durumu yansıtmadığını, davalının geçici iş göemezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinden sorumlu olmadığını, faiz başlangıcının hatalı olduğunu ve başvuran lehine tam vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri ve rapor ücretinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 04.06.2014 tarihinde meydana gelmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/722 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan 03.04.2017 tarihli raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre yaralanmasının davacıda maluliyet tespitine gerek olacak şekilde bir araz bırakmadan iyileştiği görüşü belirtildiği, devamında davacı tarafından takip edilmeyen dosyanın önce işlemden kaldırıldığı, süresinde yenilenmeyince de davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığınca hazırlanan 28.08.2020 tarihli raporda ise, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacıda %9,1 oranında maluliyet bulunduğunun belirtildiği, davalı tarafın itirazı üzerine tahkim bilirkişisinden alınan raporda ise davacının muayenesi yapılamaksızın Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacıda %7,6 oranında maluliyet bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Davalının sorumluluğunun belirlenmesi bakımından, davacıda oluşan maluliyetin tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiği dikkate alındığında, eksik incelemeyle karar verildiği izahtan uzaktır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği atfıyla, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak ve dosyada bulunan maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir. 3.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafça adli rapor ücreti olarak 472,00 TL’nin de davalıdan tahsili isteminde bulunulmuş, hakem heyetince bu miktar da tazminat hesabına dahil edilerek, yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Oysa rapor ücretinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile asıl alacağa eklenmesi ve yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. 4.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümününün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının taraflar yararına; (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.