Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/6514 E. 2024/11920 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6514
Karar No
2024/11920
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/50 E., 2023/302 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/ İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/337 E., 2020/108 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. .... geldi. Davalılar adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 02.12.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2017/7683 sayılı dosyasında alacaklı olduğunu, davalı ..., ... San. ve Tic. A.Ş. ve ...'nin borçlu olduğunu, davalı borçluların dava konusu taşınmazlarını mal kaçırma kastı ile diğer davalılara devrettiğini belirterek bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... Süt ürünlerine ortaklığı olmadığını, yöneticisi olmadığını, bu şirketin yetkilisinin .... olup müvekkilinin kardeşi olduğunu, diğer davalılar Necdet ve ... ile aynı sektörde çalışmadığını, Süt Ürünleri şirketi ile hiçbir ilgisi olmadığını, her iki daireyi yatırım amaçlı olarak satın aldığını, satın aldığı dairelerden birisini kiraya verdiğini, diğerini ise tamir edip kiraya vereceğini, davalılarla iş ilişkisi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ...'nun davalılardan ...’nin kardeşi olduğunu, yaklaşık 35-40 yıl önce çalışmak için Almanya’ya gittiğini ve oraya yerleştiğini, yıllar önce ... ve eşine ödünç olarak maddi destekte bulunduğunu ancak iade edilmediğini, geçmişteki borçlarının ve babasının taşınmazını kullanımları karşılığı olarak taşınmazı devraldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ticari hayatta saygın konumda olan müvekkilinin dava konusu edilen taşınmazları satın alma gücüne de sahip olduğunu, diğer davalıların ekonomik durumu, alım gücü, borç - alacak ilişkilerinin bilgisi dışında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; devre konu hisselerin o günkü değeri karşılığında bir miktar nakit ödeme ve taşınmaz devri ile gerçekleştiğini, müvekkilinin halen faaliyette olan ve bugünkü değeri sattığı tarihteki miktardan çok daha fazla olan bir şirketteki hisseleri karşılığı taşınmazı edinmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazlarda hissedar olduğunu, müvekkilinin taşınmazdaki hissesinin miras yoluyla ve hükmen tapuya tescil edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 6.Davalılar...Sanayi ve Ticaret Anonoim Şirketi, ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin borca batık olduğu iddiasının soyut olduğunu, acziyet içinde olmadığını, tapudaki tüm satışların gerçek değeri üzerinden rayiç bedel ile yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 7.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu tarlayı 300.000,00 TL karşılığı satın aldığını, tarlayı satın aldıktan sonra ödemeyi 13.12.2016 tarihinde banka yolu ile firmanın hesabına göndererek tamamladığını, tarlayı satın aldığı dönemde ... AŞ.nin mali durumu ile ilgili bir sıkıntısının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 8.Davalı ... İth. İhr. AŞ cevap dilekçesinde; dava konusu arsayı 1.500.000,00 TL karşılığında satın aldığını, arsayı satın aldıktan sonra parayı firmanın hesabına göndererek ödemelerini tamamladığını, ... AŞ.nin mali durumu ile ilgili bir sıkıntısının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 12 parselde kayıtlı taşınmazın malikinin.... Sanayi ve Tic AŞ olduğundan tasarrufun iptali davasına sehven konu edildiği belirlendiğinden bu parsel yönünden açılan davanın reddine, 44 parsel yönünden .... ile borçlular arasında tasarruf bulunmadığından, ... adına olan kayıt kadastro işlemi ile oluşturulduğundan ... ve ... hakkında açılan davanın reddine, 28 parsel 3 bağımsız bölüm nolu mesken niteliğinde taşınmazı 10.03.2017 tarihinde 155.000,00 TL bedelle ....'e, ...'nin maliki olduğu, İzmir ili, ... ilçesi, ... Mah. 1007 ada 28 parsel 4 bağımsız bölüm nolu mesken niteliğinde taşınmazı 10.03.2017 tarihinde 145.000,00 TL bedelle ... devrine ilişkin tasarruf yönünden taşınmazların tespit edilen değeri ile senette yazılı değeri arasında fark bulunmadığı, ödeme iddiası da kanıtlandığından taraflar arasında yakınlık akrabalık arkadaşlık ve benzeri ilişki kanıtlanmadığından iptal talebinin reddine, 4 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden tespit edilen değeri ile senette yazılı değeri arasında fark bulunmadığı gibi, ödeme iddiası da kanıtlandığından taraflar arasında yakınlık arkabalık arkadaşlık ve benzeri ilişki diğer davalı borçluların mali durumunu ve alacaklısını zarara uğratma, mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini bilecek durumda olduğu kanıtlanmadığından iptal talebinin reddine, İzmir ili .... ilçesi ... mahallesi 3390 parselde kayıtlı batarkatlı depo ve arsası vasıflı taşınmaz yönünden davalı ...'in ortağı olduğu şirketler ile davalı ...'nin ortağı olduğu şirketin hisse devri ile ticari ilişkide bulunduklarının davaya cevap dilekçesinde açık olarak ifade edildiği ve söz konusu şirketlerin aynı iş kolunda faaliyet gösterdiklerinin anlaşıldığı, davalı ...'ın davalı borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilen veya bilebilecek kişilerden olduğu görülmekle, tasarrufun 280/1. maddesi gereğince iptali gerektiği, 43 parsel yönünden davalı borçlu ile davalı ... kardeş olduğundan yapılan tasarrufun iyiniyet ve bedel farkı gözetilmeksizin bağışlama hükmünde olup iptale tabi olduğu, 36 parsel sayılı taşınmaz yönünden resmi senette yazılı değeri ile gerçek değeri arasında misli fark olduğu, ödeme iddiasının kanıtlanmadığı, davalı ...'in malikin kardeşinin arkadaşı olması nedeni ile diğer davalı borçluların mali durumunu ve alacaklısını zarara uğratma, mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini bilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin karar oluştururken akrabalık bağını göz ardı ederek sadece alım-satım ücretinin satıcı hesabına yatırılmış olduğunu ölçü almasının İcra İflas Kanununun ilgili hükümlerine uygun olmadığını, borçlu ... Firmasının bir kamu bankası olan müvekkile olan borçlarını ödemek yerine neredeyse tüm taşınmazlarını akrabalık veya ticaret ilişkilerinin somut olarak sabit olduğu kişilere aynı tarihlerde devrettiğini, borçlunun bu durumda iyiniyetli olduğunu düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu hususun Yargıtay ve İcra İflas Kanunun tasarrufun iptaline ilişkin aramakta olduğu "borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflar iptale tabidir." şartının sağlandığının göstergesi olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; verilen kararın somut delillere dayanmadığını, noterde yapılan pay devrinden kararda bahsedilmediğini, müvekkilinin ticari yaşamdan yorulduğu için kardeşleri ile ortak olduğu şirketteki payını devretmeye karar verdiğini, taraflar arasında yıllardır sorunsuz devam eden ticari ilişkiye güvenerek müvekkiline teklif edilen tamamlanmamış binayı kabul ettiklerini, müvekkilinin taşınmazın bedelsiz değil devrettiği şirket hisseleri karşılığında satın aldığını, muvazaa iddiasının ispatlanmadığını, edimler arasında mislini aşan farkın bulunmadığını, müvekkili ile davalı ...'nin aynı sektörde çalışmasının birbirlerinin ekonomik durumlarını bildikleri anlamına gelmeyeceğini, taşınmazın devri sırasında davalı şirketin aciz halinde olmadığını, müvekkili açısından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup, kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın reddine dair kararın doğru olduğunu ancak kararın 8. fıkrasının son cümlesinde hata yapıldığını, müvekkili lehine nispi yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı 3. kişi ...'ın ortağı bulunduğu dava dışı ... San. Ltd. Şti ile davalı borçluların ortağı bulundukları dava dışı ... Ticaret A.Ş ve ... San. ve Tic. A.Ş. arasında tasarruf tarihi (10.03.2017) öncesi ticari ilişki bulunması nedeniyle, davalı 3. kişi ...'ın davalı borçlular ... ve ...'yi tanıdığı, ayrıca tasarrufa konu 1007 ada, 28 parsel, 3. kat, 3 numaralı bağımsız bölümün devir tarihi itibariyle 196.875,00 TL rayiç değerindeki taşınmazı üzerinde dava dışı Vakıflar Bankası T.A.O lehinde 500.000,00 TL bedelli ipotekle yüklü olarak, 155.000,00 TL bedel karşılığı davalı 3. kişi ...'ın edinmiş olmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu da gözetilerek, İİK'nun 280/1. maddesine göre de, davalı 3. kişi ...'ın, borçluların mali durumunu ve alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastıyla hareket ettiğini bilen veya bilebilecek kişilerden olduğu, davalılar arasındaki yapılan tasarrufun iptale tabi olduğu gözden kaçırılmak suretiyle, ilk derece mahkemesince bu tasarruflar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı banka vekili ile davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi gereğince davacı alacaklıdan harç alınmamasına, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/6514, K. 2024/11920, T. 02.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-6514-e-2024-11920-k-4e4bb6e3db9e