Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/5471 E. 2024/8062 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5471
- Karar No
- 2024/8062
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/327 E., 2022/327 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2022/13370 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 20.06.2021 tarihinde davacıların desteğine davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak davacılardan her biri için şimdilik 1.750,00’şer TL olmak üzere toplam 5.250,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 3.000,00 TL hastane-cenaze-defin giderinin poliçe teminat limiti dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle taleplerini davacılardan ... için 122.758,06 TL, İlanur Aslan için 4.830,83 TL’ye yükseltilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı Gıyaseddin Arslan için dava şartı yokluğu sebebiyle başvurunun usulden reddine, davacılardan Çiğdem Arslan için 122.758,00 TL ve İlanur Arslan için 4.830,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının 23.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 3.000,00 TL cenaze ve defin gideri talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar vekilinin itirazının kabulüne, 14.01.2022 tarihli K-2022/13370 sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının yeniden oluşturulmasına, davacılardan Gıyaseddin Arslan için 1.750,00 TL, Çiğdem Arslan için 122.758,00 TL ve İlanur Arslan için 4.830,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının 23.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 3.000,00 TL cenaze ve defin gideri talebinin kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; aktüer bilirkişi raporuna itirazlarının süresinde olduğunu, rapora karşı itirazlarının süresinde olmasına rağmen değerlendirilmediğini, İtiraz Hakem Heyeti tarafından taraflarına ıslah dilekçesi sunmaları için süre verilmesi gerekirken bu süre verilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, kusur oranının hatalı olduğunu, davacı İlanur Arslan için 22 yaşına kadar tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, yüksek öğrenim görme ihtimali bulunan kişilerin 25 yaşına kadar destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanacağını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, İtiraz Hakem Heyetince alınan 26.03.2022 tarihli kusur bilirkişi raporunun kazanın oluş şekline uygun ve denetime elverişli olmasına, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 25 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmesine göre davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dosyanın incelenmesinden; İtiraz Hakem Heyetinin 19.03.2022 tarihli ara kararında, aktüer bilirkişi ve kusur bilirkişi raporu alınmasına, raporun tarafların e-posta adreslerine gönderildiği gün kendilerine tebligatın yapılmış sayılmasına, taraflara rapora ilişkin varsa beyan ve itirazlarını sunmak üzere tebliğden itibaren 3 gün kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde bilirkişi raporuna itiraz etmedikleri takdirde bu haklarından vazgeçmiş sayılmalarının ihtarına karar verildiği, dosya kapsamında alınan 26.03.2022 tarihli aktüer bilirkişi ile kusur bilirkişi raporunun davacılar vekiline 27.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekili tarafından söz konusu rapora 29.03.2022 tarihinde itiraz edildiği, ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesini ve ıslah dilekçesi sunmaları için taraflarına süre verilmesini talep ettiği, İtiraz Hakem Heyetince davacılar vekilinin rapora karşı beyanda bulunmadığı ve ıslah dilekçesi de sunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinde ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti nezdinde yapılan yargılama sırasında sunulan talep artırım dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden hüküm kurulduğu, kararın davacılar vekili tarafından temyiz edildiği görülmüştür. Somut olayda davacılar vekili tarafından dosya kapsamında alınan 26.03.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporuna verilen kesin süre içinde itiraz edildiği, buna rağmen davacı tarafın itirazının İtiraz Hakem Heyetince değerlendirilmeyerek yazılı olduğu şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, davacı tarafça süresi içinde 26.03.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporuna itiraz edildiğinin anlaşılmasına göre, davacı tarafın rapora karşı itirazları değerlendirilerek, bu husustaki itirazların karşılandığı ek aktüer bilirkişi raporu alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. 3.Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. Eldeki dosyada hükme esas alınan aktüer raporunda; davacı çocuk İlanur Aslan’ın yüksek öğrenim gördüğüne ilişkin dosya kapsamında belge bulunmadığı gerekçesiyle anılan davacı için 22 yaşına kadar destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafça, İlanur Aslan’ın yüksek öğrenim gördüğüne ilişkin 15.11.2022 tarihli öğrenci belgesinin sunulduğu, bu haliyle anılan davacı bakımından 22 yaşına kadar destekten yoksun kalacağı kabul edilerek tazminat hesaplaması yapılmasının doğru olmadığı anlaşılmıştır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların, 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak, bu hususta dosyadaki öğrenim belgesi de değerlendirilerek ek aktüer bilirkişi raporu alınması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) belirsiz alacak davasını düzenleyen 107 nci maddesinde “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının, alacak miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkânsız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK’nın 107 nci maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176 ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Islah, taraf usul işlemlerinin kısmen veya tamamen düzeltilmesidir. Somut olayda davacı tarafça davaya konu kazada desteklerini kaybetmeleri nedeniyle davalı ... şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulduğu, davanın 6100 sayılı HMK'nın 107 nci maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti nezdinde yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacılar vekilinin 14.01.2022 tarihli talep artırım dilekçesiyle taleplerini davacılardan ... için 122.758,06 TL, İlanur Aslan için 4.830,83 TL’ye yükselttiği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından ek aktüer bilirkişi raporu alındığı, davacılar vekili tarafından söz konusu rapora itiraz edildiği, bununla birlikte ıslah dilekçesi sunmaları için taraflarına süre verilmesini talep ettiği, İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafa ıslah dilekçesi sunmaları için süre verilmeksizin, ıslah dilekçesi sunulmadığı gerekçesiyle talep artırım dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden hüküm kurulduğu görülmüştür. Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde bahsi geçen işlemlerin yapılmasının ardından davacılar vekiline ıslah dilekçesi sunması için kesin süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.