Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/5299 E. 2024/11149 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5299
Karar No
2024/11149
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/267 E., 2023/23 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasında görülen muvazaalı işlemin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Aydın İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 13 29... parselde kayıtlı 17.117, 90... kargir binası bulunan garaj niteliğindeki taşınmazın, Nazilli Tapu Sicil Müdürlüğünde ... Belediyesi adına kayıtlı iken ... Belediye Meclisinin 05.06.2013 tarih ve 81 Sayılı kararına istinaden muvazaalı bir şekilde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketine ayni sermaye konulmak suretiyle hukuka aykırı biçimde 16.12.2013 tarihinde tapuda devrinin yapıldığını, bu devrin iptali ve ilgili taşınmazın davacı ... Belediyesi adına tescili gerektiğini, davalı ... Belediyesi'nin, Aydın Büyükşehir Belediyesi'ne devretmek istemediği yolcu terminalini kendi kurduğu şirkete ayni sermaye olarak devrederek mal kaçırma amaçlı olarak temelde geçersiz ve hükümsüzlüğü gerekmekte olan muvazaalı bir işlem tesis ettiğini, muvazaa nedeniyle geçersiz bir işleme dayanılarak bir taşınmazın tapuda temliki yapılmışsa bu tescilin yolsuz tescil hükmünde olduğunu, tapuda yapılan tesciller illi işlemler olduğundan tapunun dayanağı işlem geçersiz ise tapu kaydının Medeni Kanunun 1025. madddesi gereğince iptali gerektiğini belirterek taşınmazın devrinin iptali ve tarafına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; 63 60... Sayılı kanun hükümleri dikkate alındığında davanın açılması için öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.... Belediye vekili cevap dilekçesinde; davacı kurumun iptalini istediği tapu kaydının diğer davalı şirket adına Nazilli Tapu Sicil Müdürlüğünde tescilli olduğunu, bu yerin müvekkili idare başkanlığına ait iken belediye meclisinin kararı ile davalı şirkete intikal ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.06.2016 tarih ve 2015/222 Esas, 2016/340 Karar sayılı kararı ile; davalılar arasındaki devir işleminin muvazaalı olduğunun kabulü halinde davacının taşınmazı devir eden davalı ... Belediyesi adına tescilini talep etmesi mümkün olup, tapu kayıtlarına göre hiçbir zaman malik olmayan davacının, taşınmazın kendi adına tescilini Borçlar Kanunu'nun 19. maddesine göre talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.11.2019 tarih ve 2017/3538 Esas, 2019/10450 Karar sayılı ilamı ile; "...Dosya kapsamından davacı vekili tarafından aynı dava konusu taşınmazın; ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne devrine ilişkin 05.06.2013 tarih, 81 sayılı ... Belediyesi Meclisi kararının alındığı, söz konusu meclis kararının Yasada bulunan boşluktan yararlanılmak suretiyle alındığı iddiası ile Belediye Meclis Kararının iptali için Aydın 2.İdare Mahkemesinde dava açılmıştır. İlk olarak Belediye Meclis kararının iptaline karar verilmiş, ancak dosya birçok aşamadan geçerek en son Danıştay 8. Hukuk Dairesi’nin 28.06.2018 tarih ve 2018/1351-2018/3724 sayılı kararı ile 06.12.2012 tarih, 28489 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 8. fıkrasının 31.03.2014 tarihinde yürürlüğe gireceği hususu davalı idarece söz konusu Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanması ile fark edilmesinden sonra dava konusu terminalin (garajın) ayni sermaye olarak ... Belediyesi'ne ait ve devir tarihi itibariyle faaliyet konuları arasında otogar işletmeciliği bulunmayan ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne devrine ilişkin 05.06.2013 tarih, 81 sayılı ... Belediyesi Meclisi kararının alındığı, söz konusu meclis kararının Yasada bulunan boşluktan yararlanılmak suretiyle alındığı gerekçesiyle dava konusu Belediye Meclis kararında kamu yararı, hizmet gerekleri ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak Danıştay 8.Hukuk Dairesi’nin bu kararı üzerine Aydın 2.İdare Mahkemesi’nce ne sonuca varıldığı ve kararın kesinleşip kesinleşmediği dosya kapsamından anlaşılamamıştır. Bu durumda mahkemece, sözü edilen İdare Mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının tartışılarak karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, muvazaalı olduğu ileri sürülen ve dava konusu taşınmazın devrine dayanak teşkil eden ... Belediye Başkanlığının 05.06.20 13... sayılı kararının Aydın 2. İdare Mahkemesinin 2018/8 64... /927 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiği, artık ortada muvazaalı olduğu ileri sürülebilecek bir irade kalmadığı, devrin dayanağını oluşturan kararın iptal edildiği, dolayısıyla davacının hakkına kavuşması için mahkeme kararına muhtaç olmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan HMK'nın 114/1-h ve 115/2 hükmü gereğince usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mevcutta meclis kararı iptal edildiği halde tapunun hala ... Ltd. şirketi adına kayıtlı olduğunu, güncel olarak bu hususun dahi mahkemece irdelenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, Türk Hukuk Sistemine göre geçerli hukuki sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılması mümkün görünmeyen şirketin tapuda hala malik olduğunu, kesinleşen iptal kararının tapuda tescilin iptali sonucunu doğurmayacağını, aksine gerekçesi ve hükmü ile muvaazalı olarak tescilin yapıldığının ispatı niteliğinde delil sayılarak dava açmakta hukuki yararın bulunduğunu, temyize konu kararda esas alınan Yargıtay'ın bozma ilamının değerlendirilmesinin mahkemece yanıltıcı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi.

3. Değerlendirme 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 705. maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.”, 1025/1-2. maddesinde; "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyi niyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır." düzenlemelerine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve iptali gerekeceğinde kuşku yoktur.

Hükmüne uyulan bozma ilamında; BK'nun 19.maddesine göre dava açılabilmesi için davacının hukuki yararı olması gerektiği, dosya kapsamından davacı vekili tarafından aynı dava konusu taşınmazın; ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne devrine ilişkin 05.06.2013 tarih, 81 sayılı Nazilli Belediyesi Meclisi kararının Yasada bulunan boşluktan yararlanılmak suretiyle alındığı iddiası ile Belediye Meclis Kararının iptali için Aydın 2.İdare Mahkemesinde dava açıldığı, aşamalardan sonra Aydın 2.İdare Mahkemesi’nce ne sonuca varıldığı ve kararın kesinleşip kesinleşmediğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, bu durumda mahkemece, sözü edilen İdare Mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığının tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olup, bozmadan sonra, Aydın 2. İdare Mahkemesi'nin 05.10.2018 gün ve 2018/864 E., 2018/927 K. sayılı kararı ile; dava konusu terminalin (garajın) ayni sermaye olarak ... Belediyesi'ne ait ve devir tarihi itibariyle faaliyet konuları arasında otogar işletmeciliği bulunmayan ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne devrine ilişkin 05.06.2013 tarih, 81 sayılı ... Belediyesi Meclisi kararının Yasada bulunan boşluktan yararlanılmak suretiyle alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, 15.09.2022 tarihinde kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Bunun üzerine eldeki davada İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafın ...'nın 05.06.20 13... sayılı kararının muvazaalı olduğunu ileri sürdüğü, muvazaalı olduğu ileri sürülen ve dava konusu taşınmazın devrine dayanak teşkil eden ... Belediye Başkanlığının 05.06.20 13... sayılı kararının Aydın 2. İdare Mahkemesinin 2018/8 64... /927 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiği, artık ortada muvazaalı olduğu ileri sürülebilecek bir irade kalmadığı, devrin dayanağını oluşturan kararın iptal edildiği dolayısıyla davacının hakkına kavuşması için mahkeme kararına muhtaç olmadığı, bu nedenle davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmişse de; dava konusu taşınmazın devrine dayanak teşkil eden ... Belediye Başkanlığının 05.06.20 13... sayılı kararının Aydın 2. İdare Mahkemesi'nin 2018/8 64... /927 Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile iptal edildiği, ancak bu kararla taşınmazın devrine ilişkin kararın yalnızca iptal edildiği, davacı adına tescil işlemini sağlamadığı, tapu sicilinde dava konusu taşınmazın davalı şirket üzerine kayıtlı göründüğü, ancak bu sicilin Aydın 2. İdare Mahkemesi'nin kararı ile beraber hukuken geçerli bir sebebinin kalmadığı, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıdığı, bu nedenle bu tescilin kaldırılarak dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesinde davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazın davalı şirkete devrine dair kararın iptali ve taşınmazın davalı adına olan tescilinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/5299, K. 2024/11149, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-5299-e-2024-11149-k-9292c78b449a