Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4564 E. 2024/5718 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4564
Karar No
2024/5718
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/419 Diş SAYISI : İHK-2021/6925 HÜKÜM/KARAR : İtirazın Reddine/ Davanın Usulden Reddine SAYISI : K-2021/7883 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.05.2016 tarihinde davalı tarafça zorunlu trafik sigortası ile sigortalı bulunan aracın karıştığı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını en az %30.4 malul kaldığını , davalı tarafça %18 maluliyet oranına göre ödeme yapıldığını maluliyetin %30.4 olduğu dikkate alındığında davacı lehine doğan bakiye tazminat farkı için tekrar başvuru yapılması gerektiğini, artan maluliyet durumunda yeni bir dava açılmasının mümkün olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme yapılarak tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, ibraname üzerinden 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usule uygun maluliyet raporu sunulmadan başvuru yapıldığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun usule uygun olduğunu, usulden ret kararının hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan maluliyet raporunda davacının maluliyetinin %30 olduğunun belirlendiği , tazminat miktarının hesaplanması amacıyla hesap raporu alındığı , alınan ek raporda davacının hak kazandığı bakiye tazminat alacağının bulunmadığının tespit edildiği bu nedenle esastan ret kararı verilmesi gerekiyor ise de komisyon tarafından verilen usulden ret kararının itiraz eden davacı lehine olduğu gerekçesiyle davacının itirazının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen hükmün aynen icrasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; %1.8 teknik faiz oranının esas alınmasının mümkün olmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak yapılan hesaplama doğrultusunda taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu davacının artan maluliyeti bulunduğu gerekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usulden ret kararı usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 05.06.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verilrdi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacı taraf, davaya konu kazadaki yaralanmasından kaynaklanan maluliyetin zaman içinde arttığı (gelişen durum olduğu), maluliyetin % 18'den % 30,4'e yükseldiği iddiasıyla eldeki davayı açmış; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, davacının maluliyette artış olduğunu ispat için sunduğu raporda maluliyette gelişen durum olduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığı ve usule uygun raporla başvuru şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, alınan rapor gereği maluliyet oranının % 30 olduğu kabul edilip bu orana göre davalının daha önce ödeme yaptığı tarihteki (2017 yılı) veriler üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu % 1,8 teknik faiz üzerinden yapılan hesapta davacının karşılanmamış zararı kalmadığının tespit edildiği ve davanın esastan reddinin gerektiği, ama UHH tarafından verilen usulden red kararının davacı yararına olduğu gerekçesiyle davacının UHH kararına itirazının reddine karar verilmiş; sayın çoğunluk tarafından davacının temyiz itirazlarının reddiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının onanmasına karar verilmiştir. Maluliyette ortaya çıkan her artış (gelişen durum) yeni bir olgu olduğundan, sonradan ortaya çıkan olguya ilişkin olarak dava açılması mümkündür. Maluliyet oluşmasından sonra zarar sorumlusundan dava yoluyla tazminatın alındığı durumlarda dahi, maluliyette gelişen yeni durumlar için tazminat talep edilebilmesi mümkündür. Davacının % 18 maluliyet oranını belirleyen rapor dosya içinde bulunmadığı gibi, İHH tarafından karara esas alınan 08.04.2021 tarihli maluliyet raporunun da maluliyette gelişen duruma ilişkin yeterli tespiti içermediği görülmektedir ki bu rapora göre karar verilmesi doğru değildir. Diğer yandan, davanın konusu maluliyet artışı (gelişen durum) olduğundan artış oranının net biçimde belirlenmesi ve sadece bu oran için tazminat hesabı yapılması gerektiği açıkken, davalının daha önce ödeyip ibra aldığı % 18 lik maluliyet oranı da dahil olacak biçimde (toplam % 30 maluliyet oranı için) davalının ödeme tarihindeki (2017 yılı) veriler üzerinden yapılan hesabın esas alınmasına ilişkin İtiraz Hakem Heyeti karar gerekçesi de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; davalının 2016 ve 2017 yılındaki ödemelerine esas alınan (% 18 oran belirleyen) maluliyet raporunun dosyaya kazandırılması, anılan bu rapor da dikkate alınarak eldeki davaya konu maluliyet artışı (yeni olgu) iddiasının dayanağı olan rapordaki arazların irdelenmesiyle davacının maluliyetinin % 18'den % 30,4'e yükselmesinin nedenleri üzerinde duran ve bu artışın maluliyette gelişen durum (artış- yeni olgu) olup olmadığını özel olarak inceleyen, maluliyette gelişen durum olduğunun tespiti halinde bu yeni olgunun ortaya çıktığı tarihi net biçimde belirleyen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve cetvellerine göre düzenlenecek maluliyet raporu alınması; daha sonra % 18'in üzerinde tespit edilen oran (artış oranı) için tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu progresif rant tekniğiyle (güncel verilerle) hesabı yönünden aktüer raporu alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4564, K. 2024/5718, T. 05.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-4564-e-2024-5718-k-114fb0bd713d