Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4171 E. 2024/6821 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4171
- Karar No
- 2024/6821
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olduğu sigortasız aracın karıştığı kazada, davacının yaralandığını, davadan önce başvuru yapıldığını ancak ödeme olmadığını, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak olarak ikame ettikleri davada şimdilik 5.100,00 TL maddi tazminatın faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 55.313,02 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; polis memurları tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında davacı ...'ın aracın sürücüsü olarak belirtildiğini ve kazada tam kusurlu olduğunu, sürücünün zararının karşılanmayacağını, kaza tespit tutanağının aksinin ispat edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, geçici iş göremezlikten sorumlu olmadıklarını, temerrüde düşmediklerini, SGK tarafından yapılan ödemelerin düşülmesini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında verilebileceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuruda sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, Savcılık takipsizlik kararında aracın sürücüsünün ...yolcunun ise davacı ... olarak belirtildiği, davalının aksi yöndeki iddiasının ispat edilmediği, davacının kazada koruyucu ekipman kullanmadığı için %20 müterafik kusurlu olduğu bu sebeple tazminattan indirim yapıldığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 44.250,40 TLnin 02.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak başvurana ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; polis memurları tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında davacı ...'ın aracın sürücüsü olarak belirtildiğini ve kazada tam kusurlu olduğunu, sürücünün zararının karşılanmayacağını, kaza tespit tutanağının aksinin ispat edilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin fazla verildiğini, kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Savcılık dosyasındaki takipsizlik kararında sürücünün ...yolcunun Necmettin olduğu belirtildiğinden, davalının aksi yöndeki iddiasına itibar edilmemesinin yerinde olduğu, ayrıca mobese kayıtlarından sürücünün kim olduğunun ispat edilebileceğini ancak davalının bu iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itirazında bildirdiği sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları,
3. Değerlendirme 1. Eldeki davanın konusu, 05.11.2016 tarihinde saat 10.00'da davacının yolcu olduğunu iddia ettiği ...plakalı motorsiklet ile dava dışı... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacı ...'in yaralanması nedeniyle, motorsikletin tam kusurlu olduğu iddiası ile Güvence Hesabına karşı maddi tazminat istemidir. Kaza günü resmi görevli polis memurları tarafından tanzim edilen ve imza altına alınan kaza tespit tutanağında, zorunlu trafik sigortası bulunmayan ... plakalı motorsikletin sürücüsünün, sürücüsü belgesi bulunmayan ... olduğu ve kazanın meydana gelmesinde ...'in tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Aynı gün 11.40'da yine resmi görevli polis memurları tarafından tanzim edilen olay yeri inceleme tutanağında, ihbar üzerine kaza mahalline gelindiği, sürücülüğünü [TCKN] kimlik numaralı ...'ın yapmış olduğu ... plakalı motorsiklet ile sürücülüğünü...ın yaptığı ... plakalı minübüsün trafik kazasına karışmaları sebebiyle, çevreden yapılan araştırma sonucunda motorsiklet sürücüsü ...'ın yaralandığının tespit edildiği, ayrıca motorsiklette yolcu konumunda bulunan ... isimli şahsın 112 vasıtasıyla Eğitim Araştırma Hastanesine intikal ettiği ve diğer hususlar belirtilmiştir. Davacı ... kollukta verdiği ifadesinde, elektrikli bisikleti (kaza tespit tutanağında motorsiklet olarak belirtilmiş) kuzeni Servet'in kullandığını, kendisinin arkasında yolcu olduğunu beyan etmiştir. Samsun Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen soruşturmada (2016/32098E-2016/16741K) mağdur ...'ın, kuzeni ...tarafından sevk ve idare edilen motorsikletin arkasında yolcu konumunda olduğu ve şüpheli karşı araç sürücüsü ...'ın kazada kusurunun bulunmadığı , bu hali ile üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı ... vekili itiraz etmiş, Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2017/623 Dİ sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir. Davalı ... tarafından davadan önce kendisine yapılan başvuruda ve eldeki davada, davacı ...'in, kaza tespit tutanağında sürücü olduğu ve kazada tam kusurlu olduğunun belirtildiği, sürücünün kendi kusurundan kaynaklı zararının teminat kapsamında olmadığı savunulmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda motorsikletin sürücüsünün ...Ertan olduğu, davacının da yolcu konumunda olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin savunmalarına itibar edilmemiştir. Karara davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince de dosya içerisinde yer alan Samsun C. Başsavcılığı'nın Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair 2016/32098 soruşturma nolu 2016/16741 sayılı kararında motosiklet sürücüsünün ... olduğunun ifade edildiği ayrıca kaza yaralamalı kaza olduğundan, davalı tarafından mobese kayıtları ile sürücünün kim olduğu ispat edilebileceği, ancak, sigorta şirketi tarafından sürücünün, Necmettin olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazı reddedilmiştir. Ancak varılan sonuç eksik incelemeye dayalıdır. Zira resmi görevlilerce tanzim edilen Kaza Tespit Tutanağı ve Savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararında motorsiklet sürücüsü olarak farklı kişiler belirtilmişse de iki evrak da resmi belge niteliğindedir. Bu durumda aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge niteliğindeki kaza tespit tutanağını düzenleyen kolluk görevlilerinin (tutanak mümzileri) beyanlarının alınması, araçta bulunan diğer şahıs Servet'in tanık olarak dinlenmesi ve tüm delillerin adil yargılanma hakkına uygun şekilde toplanmasından sonra olayın teminat kapsamında olup olmadığının belirlenebilmesi için yargılamanın genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Kaldı ki tahkim süresi bu iş için elverişli de değildir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine,02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.