Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3672 E. 2024/6869 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3672
Karar No
2024/6869
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/97 E., 2024/313 K. DAVA TARİHİ : 25.02.2011 Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklete davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın asli ve tam kusurlu olarak çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek 500.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik iş gücü kaybı için 9.000,00 TL, bugüne kadar yapılan tedavi giderleri ile ileride yapılacak ameliyat ve protez masrafları için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı ilk yargılama sırasında maddi tazminat istemini 10.10.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle 10.000,00 TL'den 100.219,96 TL'ye artırmıştır. İkinci yargılama sırasında davacı vekili maddi tazminat talebini 6100 sayılı HMK 107 inci maddesi kapsamında olduğunu belirterek 07.05.2021 tarihli talep artırım dilekçesiyle 266.562,30 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kasten zarar vermediğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacının çalıştığının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaydı ile belirlenmesi gerektiğini, sigorta şirketince yapılan ödemeler olduğunu, maddi tazminatın bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2017/550 Esas, 2021/137 Karar sayılı kararıyla; davalı sürücü ... yönetimindeki aracın trafik kazasının oluşmasında %100 oranında kusurlu olduğu, diğer sürücülerin kusurlarının bulunmadığı, davalı ...'in ise araç sahibi olması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, irdelenen sulh protokolü gereğince davacının dava dışı Axa Sigorta A.Ş.'den 78.714,34 TL tutarında tazminat aldığı, bu protokol gereğince dava dışı Axa Sigorta A.Ş.'nin ibra edildiği, dolayısıyla bu dosya davalılarına bu durumun sirayet etmeyeceği, meydana gelen trafik kazası sonucunda davalıların kusurlu davranışları nedeniyle davacının bir bacağını kaybettiği, kaza tarihinde davacının henüz 25 yaşında olduğu da dikkate alındığında bacağını kaybetmiş olması nedeniyle bir ömür boyu bu acı ve ızdırapla yaşamak zorunda kalacağı ve bunun izlerini taşıyacağı, kazanın üzerinden uzunca bir süre geçmesine rağmen halen bir dizi operasyon geçirmek zorunda kaldığı, manevi tazminat isteme koşullarının oluştuğu yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında anlaşılmakla; davacının maddi tazminat talebinin arttırım talebi gibi kabulü ile 266.562,30 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 02.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2021 tarihli ve 2021/2367 Esas, 2021/2454 Karar sayılı kararıyla; "Davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin tedavi giderleri bakımından tazminat hesabına, manevi tazminat tutarı ile kusura yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince esastan reddine, davalılar vekilinin kalıcı iş göremezlik tazminatına, ıslah ve faizin başlangıcına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince kabulüne, kararın kaldırılmasına davacının maddi tazminat isteminin birinci ıslah dilekçesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddine, 87.179,00 TL tedavi giderlerinden oluşan maddi tazminatın 10.000,00 TL'sinin 02.01.2011 tarihinden itibaren, bakiye 77.179,00 TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 25.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya (daimi işgöremezlik kazanç kaybına) ilişkin 13.040,96 TL'lik istemin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 250.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı vekilinin 07.05.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile davalılar vekilinin bu talebe yönelik zamanaşımı defi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. HD 15.02.2023 tarihli 2022/1483 Esas, 2023/1857 Karar sayılı kararı ile; "Olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK’nın 56 ncı maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yukarıda belirtilen hususlar ışığında somut olayın özellikleri dikkate alındığında takdir olunan manevi tazminatın fazla olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada; davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin tedavi giderleri bakımından tazminat hesabı ile kusura yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince esastan reddine, davalılar vekilinin kalıcı iş göremezlik tazminatına, manevi tazminat tutarı ile ıslah ve faizin başlangıcına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince kabulüne, İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/550 Esas - 2021/137 Karar sayılı 27.05.2021 tarihli kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davacının maddi tazminat isteminin birinci ıslah dilekçesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddine, 87.179,00 TL tedavi giderlerinden oluşan maddi tazminatın 10.000,00 TL'sinin 02.01.2011 tarihinden itibaren, bakiye 77.179,00 TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 25.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya (daimi işgöremezlik kazanç kaybına) ilişkin 13.040,96 TL'lik istemin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabul- kısmen reddine, 230.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (270.000,00 TL) istemin reddine, davacı vekilinin 07.05.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile davalılar vekilinin bu talebe yönelik zamanaşımı defi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maddi ve manevi tazminatın az olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalılar lehine kaldırılmasına rağmen son hükmün aleyhe kurulduğunu, maddi ve manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/3672, K. 2024/6869, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-3672-e-2024-6869-k-6f3904fb7e42