Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/340 E. 2024/5297 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/340
Karar No
2024/5297
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/233 Değişik İş – 2022/230 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/5463 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne-İtirazın kısmen reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/181571 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.09.2015 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan araç ile yine davalı ... şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, maluliyet oranının en az %16 oranında olduğunu, maluliyetin artmış olduğunu, bu nedenle sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 50.000,00 TL artan maluliyeti nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; anılan kaza nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 800,00 TL geçici bakıcı gideri, 1.200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan tedavi giderinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 152.714,45 TL' ye, geçici bakıcı gideri talebini 897,90 TL' ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen dava cevap dilekçelerinde; kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, aynı talepler ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını ve 2016.E.18024 sayılı dosyadan karar verildiğini, talep edilen tutarların fahiş olduğunu, davacıya 06.05.2016 tarihinde 17.181,00 TL tazminat ödendiğini, davacının bu ödemenin yetersiz olduğunu iddia ederek Sigorta Tahkime başvuru yaptığını, başvuru neticesi de icra kanalı ile 5.134,06 TL ödeme yapıldığını, 21.07.2017 tarihinde de 6.630,00 TL ödeme yapıldığını, tüm ödemeler nedeniyle davacıya karşı her iki araca ait poliçeden kaynaklı tüm sorumluluklarını yerine getirildiklerini, müvekkiline verilen ibranamenin geçerli olduğunu, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, %8 maluliyet oranına göre Sigorta Tahkim Komisyonunda açılan dosyanın kesin hüküm niteliğinde olduğunu, artan maluliyet nedeniyle yapılan bir tedavi olmadığını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle geçerli maluliyet yönetmeliğine uygun olmadığını, itiraz mercii bulunmayan tek taraflı maluliyet raporunun karara esas alınamayacağını, raporun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, hatır indirimi yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takılı olmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle faiz talebinin yerinde olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe kapsamında olmadığını, davacı lehine hükmedilebilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)' e göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olabileceğini savunarak talebin reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulüne, asıl davada 152.714,45 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 20.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davaladın tahsilini, birleşen davada 1.011,99 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 897,00 TL geçici bakıcı gideri ve 1.000,00 TL tedavi giderinin 20.04.2021 tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; tüm birleşen dosyalara ilişkin kusura göre ayrım yapılmadan tek hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının sunduğu maluliyet raporunun denetlenmeden karara esas alınmasının yerinde olmadığını, adli tıp kurullarından alınan raporların itiraz mercii bulunmadığını, bu nedenle itiraz edilemediğini, denetlenemediğini, tek taraflı alınan bu raporların bu nedenle karara dayanak yapılamayacağını, ilk kesin hükümden sonra alınan ve maluliyet oranının %17 olduğunu bildiren raporun yerinde olmadığını, ilk rapordan sonraki tedavi sürecine ilişkin hiçbir kayıt bulunmadığını, artan maluliyetin incelenmediğini, ilk yargılama nedeniyle müvekkili açısından kazanılmış haklar doğduğunu, tazminatın hesabının da hatalı yapıldığını, %8 maluliyete denk gelen tazminatın ödendiğini bu durumda maluliyet raporundaki %17 maluliyetten ödemeye esas maluliyet düşülerek %9 maluliyet oranı ile hesap yapılması gerektiğini, artan zararın bulunmadığını, yeni bir tedavi veya teşhisten bahsedilmediğini, her iki aracın kusur yönünden avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu zira araçlardan birinin hususi araç olduğunu, başvuru sahibi lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tam oranında vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunda maluliyet oranında artıştan bahsedilerek artan maluliyet tespit edildiğini, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğini, karara dayanak almaya elverişli bulunduğunu, yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesi karşısında hesapta hata bulunmadığını, kazaya karışan araç ticari olduğundan avans faizi talebinin yerinde olduğunu, vekalet ücretinde hata bulunmadığını belirterek davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur incelemesi yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, artan maluliyet olup olmadığı araştırılmadan ilk kesin hükümden sonra hiçbir tedavi kaydı olmamasına rağmen %17 maluliyet oranı tespit eden rapora itibar edilmesinin yerinde olmadığını, artan maluliyet bulunmadığını, ilk ve son rapordaki arazların aynı olduğunu, raporun sorgusuz sualsiz karara dayanak yapılmasının hatalı olduğunu, raporun adli kurul raporu şeklinde olduğunu, bu raporlara karşı itiraz mercii bulunmadığını, tek taraflı alınan ve denetimi mümkün olmayan bu raporun hükme esas alınamayacağını, Sigorta Tahkim Komisyonunun 2016.E.18024 sayılı dosyasında kesinleşen hüküm bulunduğunu, bu hükme uyulmamakla müvekkili yönünden oluşan kazanılmış haklara zarar verildiğini, % 8 maluliyet oranına göre yapılan hesaplama sonucu verilen karar kesinleştiğinden hesabın %17 maluliyet oranı ile % 8 maluliyet oranı arasındaki farka (%9) göre hesap yapılması gerekirken, %17 maluliyet oranına göre hesap yapılıp yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesinin yerinde olmadığını, % 8 maluliyet oranının davalı yönünden kazanılmış hak olduğunu, TRH-2010 Yaşam Tablosu ile hesap yapılmasının kaza tarihi itibariyle hatalı olduğunu hesaplamanın PMF-1931 Yaşam Tablosu ile yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davacıya % 8 iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir. Bu itibarla; davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir. İtiraz Hakem Heyetince; kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek davacının % 8 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen rapor, davacının dosyaya sunduğu 17.02.2021 ve hükme esas alınan 19.10.2021 tarihli sağlık kurulu raporları karşılaştırılarak ilk rapor ile sonraki raporlar arasında maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığını belirlemeye elverişli, yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Söz konusu rapor, oluşturulacak farklı bir uzman doktor heyetince, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek düzenlenmelidir. Açıklanan nedenlerle; davacıdaki yaralanmanın gelişen durum olup olmadığı ve davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/340, K. 2024/5297, T. 27.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-340-e-2024-5297-k-3f02d35bd947