Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3330 E. 2024/12604 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3330
Karar No
2024/12604
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/265 E., 2023/2157 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne ilişkin kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu şirket hakkında takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 27.08.2015 tarihinde davalı ...’a devrettiğini belirterek bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri, dava koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.10.2018 tarihli ve 2015/431 Esas 2018/425 Karar sayılı kararıyla, ivazlar arasında önemli oransızlık olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.2020 tarihli ve 2019/2404 Esas 2020/633 Karar sayılı kararıyla, ivazlar arasında önemli oransızlık olmadığı, davalı üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu bildiğinin ispatlanmadığı gerekçesi ile istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ,Dairenin 26.10.2021 tarihli ve 2021/1669 Esas, 2021/7602 Karar sayılı ilâmı ile;"... Somut olayda, davalı ..., borçlu şirkettin 25.08.2015 tarihinde işyeri niteliğinde iki adet taşınmaz satın almıştır. Bu nedenle İİK'nun 280/3. maddesi kapsamında davalı üçüncü kişilere yapılan satışın borçlu şirketin önemli bir kısmının devri niteliğinde olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.Bunun için konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile... Turizm Gıda AŞ'nin taşınmazlarının satış tarihlerindeki gerçek değerleri dikkate alınarak, borçlu şirketin 2014-2015 yıllarındaki blanço ve mal varlıklarının önemli bir kısmınn devri niteliğinde olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken,bu yönde bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.." gerekçesi ile kararın bozularak Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda dava konusu taşınmazın borçlu şirketin aktifinin önemli bir kısmını oluşturduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ivazlar arasında önemli oransızlık olmadığı taşınmazın raiç bedel ile alındığını, 20.2.2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın borçlunun bilançosunun önemli bir kısmını oluşturmadığının belirtildiğini, ek raporda önemli bir kısmı denildiğini raporlar arasında çelişki olduğunu, dava konusu taşınmazın gerçek değeri esas alındığından, bilançodaki diğer şeylerinde gerçek değerinin esas alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmamasına ve borçlunun 2014 yılında elinde bulunan araç ve taşınmazlarının tümünü devrettiği, 2015 yılı sonunda elinde araç ve taşınmaz malının olmadığı tek alacağının ortaklık payı olduğunun anlaşılmış olmasına göre davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.12.2024 tarihinden oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/3330, K. 2024/12604, T. 10.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-3330-e-2024-12604-k-9f539fb90920