Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/321 E. 2024/6600 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/321
- Karar No
- 2024/6600
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/60 E., 2023/788 K. BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Niksar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/301 E., 2023/470 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl ve Birleşen Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl/birleşen davada davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; 06.08.2013 tarihinde davacıların oğlu/kardeşi ...'ın yolcu olduğu davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olan motorsiklete diğer davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması ile meydana gelen çift taraflı trafik kazasında ...’ın vefat ettiğini, anne ve babanın ölen oğullarının desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek anne ve baba için ayrı ayrı 20.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, diğer davacı kardeşlerin her biri için 20.000,00 TL, anne ve babanın her biri için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faizi ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini talep etmiş; 26.11.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile anne ve baba için maddi tazminat talebini toplam 59.624, 53 TL'ye artırmıştır.
Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; ek dava mahiyetinde aynı olay ile ilgili şimdilik davacı ... için 20.000,00 TL maddi, ... için 20.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş; 29.07.2023 tarihli dilekçesi ile talebini ... için 100.000,00 TL'ye, ... için 62.170,28 TL 'ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalılar sigorta şirketleri vekilleri ile davalı ..., davanın reddini savunmuş; davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.12.2015 tarihli ve 2013/872 Esas,2015/866 Karar sayılı kararı ile; davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın reddine, davacılar ... için 26.859,74 TL, ... için de 32.764,79 TL olmak üzere toplam 59.624,53 TL maddi tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... ... için 5.000,00 TL ve davacı ... için de 5.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ile ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.07.2020 tarihli ve 2019/2768 Esas, 2020/4280 Karar sayılı kararı ile davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Davacılar için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar düşük olduğu; mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesi gereğince desteğin müterafik kusuru nedeniyle tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerekirken bu oranda indirim yapılmaksızın hüküm kurulmuş olmasının doğru görülmediği; mahkemece karar verilirken somut olayda hatır taşıması yöntemince tartışılarak hatır taşıması var olduğu sonucuna varılması halinde tazminattan Dairenin yerleşik uygulaması uyarınca %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekmekte iken yazılı olduğu şekilde hatır savunması tartışılmaksızın karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dosyada maddi tazminata ilişkin davanın kabulü ile davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın reddine, taleple bağlı kalınarak davacılar ... için 26.859,74 TL, ... için de 32.764,79 TL olmak üzere toplam 59.624,53 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 06.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş, ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına), asıl dosyada manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... ... için 10.000,00 TL ve davacı ... için de 10.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ile ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı vekilince sunulan ıslahın yapılmamış sayılmasına, birleşen dosyada davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak davacılar ... için 20.000,00 TL, ... için de 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL maddi tazminatın davalı ...Ş. yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den tahsili ile davacılara verilmesine (davalı ...Ş.'nin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına) karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl/birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl/birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın tam kabulü yerine eksik tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu hali ile müvekkilleri lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu, birleşen dava belirsiz alacak davası olup yapılan talep artırıma değer verilerek tam kabul kararı verilmesi gerekir iken aksi yönde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Aynı hukuki nedene dayalı olarak hem kısmi, hem belirsiz alacak davası açılamaz. Davacı, asıl davasını fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava olarak açtığı için birleşen davasını belirsiz olarak nitelendirse de kısmi dava olarak açtığı kabul edilebileceğinden kısmi davada davanın ıslah edilebileceği açıktır. Davacı tarafın, asıl dosyada 26.11.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile anne ve baba için maddi tazminat talebini toplam 59.624,53 TL'ye artırdığı; Daire bozması sonrasında birleşen ve asıl esas üzerinden yargılaması devam eden davada da 29.07.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini birleşen dava yönünden ... için 100.000,00 TL'ye, ... için 62.170,28 TL'ye artırdığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan Daire bozma ilamı öncesi verilen ilk karara karşı davacı tarafından da temyiz başvurusunda bulunulduğu gözetildiğinde mahkemece karar tarihine en yakın güncel verilerle hesap raporu aldırılması yerinde olmuştur. Ne var ki yukarıda açıklanan gerekçeye göre mahkemece, birleşen dava için de ıslah hakkı bulunan davacı tarafın 29.07.2023 tarihli ıslah dilekçesinin bozma kararı sonrasında ıslah yapılamayacağı düşüncesiyle dikkate alınmaması doğru olmayıp 29.07.2023 tarihli ıslah dilekçesi kapsamına göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ilk taleple bağlı kalınarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde asıl/birleşen davada davacılara iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Asıl dava, davalıların trafik sigortacısı, sürücüsü, maliki olduğu araçların karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yolcu konumunda olan desteğin ölümü nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece verilen ilk hüküm, davacılar ile davalılardan ... Sigorta A.Ş tarafından temyiz edilmiş; bozmada davacıların maddi tazminatın daha yüksek olması gerektiğine yönelik temyiz itirazı reddedilerek, manevi tazminatın düşük olması nedeniyle davacılar yararına, hatır ve müterafik indirimi yapılması yönünde temyiz eden davalı yararına hüküm bozulmuştur. Bozmadan sonra mahkemece yeniden güncel verilerle hesap raporu alınmasına karar verilmiş, bu aşamada davacılar birleşen davayı açarak maddi tazminat isteminde bulunmuş, hesap raporunun gelmesinden sonra ise birleşen davadaki taleplerini poliçe limitini nazara alarak ıslah etmişlerdir. Mahkemece bozmadan sonra verilen hükümde manevi tazminat miktarı artırılarak asıl davada ilk hükümdeki maddi tazminata ve bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle de birleşen dava dilekçesinde talep edilen tazminat miktarına hükmedilmiş; ikinci hüküm sadece davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemenin ilk hükmünü davacı yan temyiz etmişse de bozma, tazminat hesabının yeniden yapılmasına yönelik değildir. Bozma ilamının niteliği ve içeriği gözetildiğinde mahkemece yeniden tazminat hesabı yaptırılmasını gerektirir bir husus yoktur. Aksi durum, temyiz itirazı kabul edilen davalı ... şirketinin yararına değil aleyhine olacaktır. Yargıtay, zararın hesaplanmasında esaslı bir unsurdan bozma yapmamış ise bozmaya uyan mahkemece kazanılmış hakları ihlal edecek şekilde güncel veriler kullanılarak yeniden tazminat raporu alınması ve ilk karardaki miktardan daha fazla maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmayacaktır. Bozma uyarınca mahkemece yeniden güncel verilerle tazminat hesabı yaptırılmadan önceki bilirkişi raporu ile belirlenen tazminat üzerinden hatır ve müterafik kusur indirimleri yapılarak bozma sonrası hükme esas tazminatın belirlenmesi, bozma sonrası açılan ve asıl dava ile birleştirilen 2023/301 Esas sayılı ek davanın da reddine karar verilmesi gerekmekte ise de, ikinci hükmü yalnız davacı yanın temyiz ettiği nazara alındığında, davalı ... şirketinin usuli kazanılmış hakkını ihlal eder şekilde asıl davada ilk hükümdeki miktara ve birleşen davada dava dilekçesinde talep edilen miktara hükmedilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma sebebi de yapılmayacaktır. Şu halde; kararın onanması kanaatinde olduğumdan; sayın çoğunluğun ilk hükmü davacı yanın da temyiz ettiği gözetilerek mahkemece karar tarihine en yakın güncel verilerle hesap yaptırılmasının doğru olduğu, birleşen davada ıslah edilen miktara da hükmedilmesi yönündeki bozma kararına katılmıyorum.